"Enver, Balkan savaşının tek fetih şerefini rakiplerine bırakmamak
için, süvarisini olanca hızı ile ileri atmış, bu yüzden eski arkadaşları
ile arası açılmış."
"Tevkifler, sürgünler, ip ve zindan çerçevesi içinde bana korkunç bir yeniçeri gibi görünen Cemal Bey ' in kendisini velev biraz bu türlü ve karışık, fakat genç hareketlerle az çok ilgili görmek de büyük bir şeydi.
Biz bu kadarla doymağa ve kanmaya alışmıştık.
Çünkü o zamanki devrimci, kırmızı ve uzun Mısır fesini başı üstüne yakıştıracak kadar duygusuz ve donuk, prensiplerini en eski Osmanlı kafalarının kalıbına dökecek kadar şuur düşkünü idi."
"... şark ahlakınca faziletinde şüphe edilmez bir şef olduğunu öğrenmiştim. Sözün "Ahlak' kelimesinin başındaki Şarka dikkat ediniz: Bu ahlak doğruluğu ve fazileti gayet dar bir ölçüde benimser. Hususi ve şahsi ayıplar ve menfaate ait yolsuzluklar için müsamahasızdır. Ancak ne yalanı, ne de zulmü ahlaksızlık sayar. Talat Bey, Meşrutiyetin birçok adamları gibi bir Şarklı, üstünde Tanzimat cilası bile olmayan bir Şarklı idi."