Bazen düşünürüm , ne kadar garip mahluklarız? Hepimiz ömrümüzün kısalığından şikayet ederiz; fakat gün denen şeyi bir an evvel ve farkına varmadan harcamak için neler yapmayız?
Hürriyet aşkı, -Haydi Haliy Ayarcı’nın sevdiği kelime ile söyleyim, nasıl olsa beni ayıplayamaz, kendine ait bir lügatı kullandığım için benimle alay edemez!- bir nevi snobizmden başka bir şey değildir. Hakikaten muhtaç olsaydık,hakikaten sevseydik, o sık sık gelişlerinden birinde adamakıllı yakalar,bir daha gözümüzün önünden , dizimizin dibinden ayırmazdık. Ne gezer? Daha geldiğinin ertesi günü ortada yoktur. Ve işin garibi biz de yokluğuna pek çabuk alışıyoruz. Kıraat kitaplarında bir kaç manzume, resmi nutuklarda adının anılması kafi geliyor.