Hatice Kevser

Puan vermedi·240 syf.··
2022 95. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 10 Kasım 2022 01:07
Edebi dil zevk verse de kitap içeriği insanın ruhunu hırpalayıp, boğazını düğümlüyor. Benim için içerik açısından kabullenip okuması güç bir kitaptı. Masum bir kıza neden kimse yardım etmez diye düşündüm durdum kitap boyunca. En azından yazar mutlu bir son bahşedebilirdi Güldiyar'a ama yazar hakkında yaptığım araştırmalar sonucu taciz ettiği birçok kadını kör kuyularda merdivensiz bırakıp kuru bir özür dilemekle yetindiğini öğrendim. Böyle bir yazarın kitap karakteri Güldiyar'ı da kör kuyularda esir etmesi normal geldi ve sorunun cevabını almış oldum. Okuduğum ilk Hasan Ali Toptaş kitabı oldu sanırım bundan sonrası da olmayacak. Kalemi hakikaten çok güzel ve edebiyatı kuvvetli bir yazar olsa da yaptığı üzücü davranıştan dolayı samimiyetine inanmadığım için okumayı tercih etmeyeceğim kanaatindeyim. Kitaba tekrardan dönecek olursak abartılarak büyü ve gerçek arası toplumsal tahlillere yer verilmiş. Eksiklerle dolu bir kurgu var. Kitap boyunca merak ettiğim sorulara kitap bitince bir cevap bulamadım. Bitene kadar aklımda iki soru vardı; Güldiyar ne gördü? Neden kimse yardım etmiyor? Güldiyar ne gördü bilmiyorum ama en büyük korkusuyla göz göze geldiği bir gerçek. Kendine bile itiraf edemediği bir korku, tüm insanlarda olan kör bir kuyu belki de... Bence yazar Güldiyar'ın ne gördüğünü gizli tutarak okuyucuyu kendi iç dünyasını sorgulamaya itmiş: Benim en büyük korkum ne, ben ne görsem canım pahasına susarım? Kitapta ortalıkta dolanan hiçbir olayla bağlantısı olmayan karakterler beni rahatsız etti açıkçası. Güldiyar'ın kayıp abisi Hüseyin, klarnet çalan çocuk, Cabir dayı...
Beni Kör KuyulardaHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202011,4bin okunma
Reklam
Puan vermedi·280 syf.··
2022 94. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 01 Kasım 2022 23:25
Yıllarca biriktirilen hatıraların, yaratılmış her şeyle kurulan incelikli ilişkilerin izleriyle dilin büyüsünün iç içe geçtiği denemeler öyle bir hisle çepeçevre sarıyor ki bazen sayfa değiştiremiyorsunuz. Okumak istiyorsunuz sonraki denemeyi deliler gibi merak ediyorsunuz ama önce okuduklarınızı sindirmeniz gerekiyor. Bazen bir cümlesinde günlerce konaklıyorsunuz da etkisini aşamıyorsunuz. Yazarın o kadar zarif düşünceleriyle karşılaşıyorsunuz ki sorguluyorsunuz 'Kaldı mı sen gibisi nazenin hanımefendi' diye. Öyle derin düşünceli ki karasineği öldürmenin hükmünü bile ilmihal karıştırarak araştırıyorda yine de kıyamıyor.
Mimoza SürgünüNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20203,117 okunma
Öğretmen olmadan önce öğretmen olmak...
10/10
·208 syf.··
2022 72. kitabı
Gözlerimin içi gülerek okuduğum bazen de duygulandığım bu kitabın bana öğrettiği en güzel nokta " öğretmen olmadan önce öğretmen olmanın anlamını öğrenmek" oldu. Bu hissi her sayfada iliklerime kadar hissettirdi. Kitabın merakımı uyandıran kısmı bölümlerin geçmişten günümüze eğitime katkısı olan kişilere ithaf edilmesi oldu. Adını bilmediğim nice isimle karşılaşıp eğitim üzerine düşüncelerine ve yapıtlarına göz atma imkanım oldu. Bu sayede kendi öğretmenlik yolumu şekillendirmeye başladım.
Öğretmen
Öğretmen OlmakDoğan Cüceloğlu · Final Kültür Sanat Yayınları · 20138,5bin okunma
5/10
·92 syf.··
2022 2. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2022 20:16
Kitap baştan sona bir sır. Hem Efendi'nin sırra kadem oluşu hem de tekkenin akıbeti büyür bir esrar mevzusu. Sır sadece efendiyi ve tekkeyi değil yolu bir şekilde tekkeye varan herkesi kuşatmış durumda. Bu sebeple kitap içerisinde yazılmış olan hikayelerin akıbeti tamamen muamma. Ben her hikaye için kendi dünyamda nacizane bir son buldum ve yarım kalmışlığın etkisinden kurtardım hikayeleri çünkü acaba sonra ne olmuş diye düşünüp durmak beni bir noktadan sonra yordu.
SırMustafa Kutlu · Dergah Yayınları · 202110,2bin okunma