Platon’un Devlet kitabını uzun uzun düşünerek, Sokrates’in yaşadığı antik zamanda onun bakış açısını zihnime uyarlayarak okumaya çalıştım. Bir devlette olması gereken en büyük erdemleri iyiliği, eşitliği, adaleti, güçlülük kavramlarını zaman zaman ütopik, zaman zaman gerçekçi şekilde işleyişini Glakon’la sohbeti eşliğinde dinledim. Ütopik diyorum çünkü yaşama yollarından bir çoğu neyazık ki insan doğasına aykırı, zaman zaman bunu Glakon ve Sokrates dile getirmiş. Fakat önemli olan bu değil; doğru olanı, adil olanı, saf iyilik kavramlarını öğrenmekti. Ütopik olmayan bir çok düşünce yapısı da zaten günümüz devlet yapılarında örnek alınmış olduğunu görüyoruz. Düşlenen en iyi devleti belki kuramayacağız ama bunun nasıl olması gerektiğini bilip rehber almak, bize insanlığın bir sorumluluğunu öğretecektir.
Kitabı okurken içimizde bir devlet yaratıp kendimiz objektif olarak ne cevaplar vereceğinizi tartıyor, insan olmanın bir haritasını çıkarıyorsunuz. Bugün en güvenilen yönetim şekillerinin en zararlı veya bilinmez taraflarını görüp, o pencerelerden bakıyorsunuz.
Keyifle okudum.