Hayat yalnızca yaşadığını bildiğinde kıymetlenir. Ölüm seni her zaman hazırlıksız yakalar, yaşadığını bile fark etmediğin bir anda, kendine ve başkalarına iyi davranamadan..
Ölümü henüz kimse kanıksamamıştı zira savaş kedersiz ölümler alışkanlığı üzerine kuruludur. Ve ölüm, hayal ve gerçekliğe eşit mesafede duran bir olgudur.
36 yaşında Keiko Furukura, süpermarkette on sekiz yıldır "kasiyer"lik yapıyor. Kuralları basit: İşe zamanında gelmek, ürünleri yerleştirmek, müşterilere güleryüz göstermek,.. Müdürler değişiyor, çalışanlar değişiyor ama Keiko devam ediyor. Düzgün bir bulmasını, evlenmesini öğütleyenlerin sözüne kulak asmıyor. Kasiyer olarak yaşamından memnun, insanlarla gereğinden fazla iletişim kurmuyor, işyerinde ona verilen görevleri en iyi şekilde yapıyor. Yapamadığı tek şey "normal" olmak, normal olmanın ne demek olduğunu anlamadığı gibi neden insanların "normal" olmasını istediği şekliyle değişmesi ve diğerleri gibi olmasını istemesini de.. Aile, iş yeri, evlilik gibi kurumları toplumsal normlar, "normal" ve "anormal" sayılan tutumları ele alırken soruyor;
"Başka bir arzunuz?"
KasiyerSayaka Murata · Turkuvaz Kitap · 20193,642 okunma
İki tür insan vardır. Bir yanda ayrımcılığı sert bir dürtü ve arzuyla yaşayanlar; öte yandaysa bir şey düşünmeden bir yerlerde duyduğu lafları satmaya çalışıp ayrımcı terminolojiyi kullanmaktan öte geçemeyenler..