Sonuna kadar açılmış hoparlörler müezzini sanki evin içine getirmiş gibiydi. Eskiden saba, uşşak, hüzzam, eviç, rast makamlarında okunan ezanlardan bihaber, makam bilmeyen bir adam bas bas bağırıyordu.
"Bırakmak, gitmek, değişmek ve yer değiştirmek ( geride bıraktığımız kişilere göre) derin ihanetlerdir ama bu biricik hayatımızın da ( bizi ileriye götürecek) geniş yelkenleridir bana kalırsa."