Kendi kendime durmadan: "Özgür müyüm acaba?" diye soruyordum.
Gözümün önünde uzanan güzel toprağa bakıyor, ayağa kalkmakta, yola çıkmakta, kendi bacaklarımla yürümekte özgür olup olmadığımı merak ediyordum. Görünmeyen bir elin gölgesi dolaşıyordu tepemde; her an yakama yapışıp bana engel olabilirdi.
"Ama servet yaşamaya yetmiyor. Yüreğimde büyük bir acı, ondan daha büyük bir çocuksuluk vardı, bu ikisiyse duygusal bir varlığın önünde sonunda defterini dürmeye yeter."