Kalbimiz başka söylüyor, aklımız başka. İman başka bir yere çağırıyor, zaman başka bir yere. İçimiz bizi ölümle doğulacak olan bir hayatın hazırlığına davet ediyor, dışımız ölümü hiç hatırlamadan gününü gün etmenin davetçisi.
Ne yapalım peki?
İnsan aradığı şey kadar değerlidir derler, doğrudur. Bir lokma ekmek peşindeyse ekmek kadardır ederi insanın,can konağını aramadaysa candır, demiş bulanlar. Bir dakika yahu! "Ekmeği arayan ekmek kadar değerli, can konağını arayan candır" mı dedim ben az önce? Bazı insan aradığı şey kadar değerlidir o zaman; bazısı aradığı şeyin ta kendisi.
Yüreğinin Götürdüğü Yere Git diyen yazar bu devam kitabında Yüreğimin Sesini Dinle diyor bizlere.
İlk kitabında 80 yasındaki ninenin torununa yazdıgı kendi hayatını ve kızının hayatını anlattığı anılara şahitlik etmiştik. Bu kitapta ise ninesini kaybeden torunun kendi köklerini ararken yasadıklarını okuyoruz.
Ölmüş annesinin yaşadıklarına, babasıyla tanısmasına ve onun ölümüne, yaptığı yolculuklarda ögrendiklerine tanıklık edeceğiz...
Akıcı ve kolay anlasılır bir kitap. İlk kitap okunmadan okunursa pek bir anlam ifade etmez. Okuyanlara şimdiden keyifli okumalar...