Rıfat Ilgaz & Halime Kaptan
"Eğer bu savaş kazanılacaksa böyle kazanılacaktı. Erkeklerine cephelerde, tutkulu siyaset adamları tarafından yüzyıllardır kıyılan bir memleketin kurtuluş savaşına kadınlar da karışmalıydı."
Karadeniz’in hırçın sularında bir kadın kaptan: Halime Kaptan. Cesaretin dalgalardan daha büyük olduğu zamanlar...
Kurtuluş Savaşı yılları... Kocasını askere gönderen Halime, kayınpederi Temel Reis ve yedi yaşındaki oğlu Memiş ile Gebeşköy'de geçim savaşı vermektedir. Gelgelelim Temel Reis'in de ölmesiyle iş başa düşer ve sandala atladığı gibi yanında oğlu ve iki tayfasıyla Karadeniz'in hırçın sularında alır soluğu. Tek amacı geçimini sağlamaktır. Ama o bambaşka bir işin içine girer ve fırtınalar, korsanlar, azgın dalgalarla mücadele ederek İnebolu'ya cephane taşır.
Fırtına ne kadar sert olursa olsun, dümende Halime Kaptan varsa o gemi limana sağ salim varacaktı. Çünkü o sadece bir sandal değil, bir memleketin umudunu taşıyordu.
Keyifle,gururla okudum. Kesinlikle tavsiye ederim. Kurtuluş Savaşı'nda kadınların da mücadelesini okumak o yıllarda yaşamayan bana sanki onlarla oradaymışım hissi veriyor ve her defasında göğsüm gururla kabarıyor. Çünkü, kadın demek mücadele demek, kadın demek pes etmeyen demek, kadın demek savaşçı demek...
Kitap ve sevgiyle kalın...