José Saramago & Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş
" Ümitlerin kaderi, biri yok olduğunda diğerinin ortaya çıkmasıdır, işte bu yüzden bunca hayal kırıklığına rağmen dünyadan silinip gitmemişlerdir."
"Ertesi gün hiç kimse ölmedi."Böyle başlıyor kitap. Saramago'nun üçlemesinin üçüncü kitabı.Körlük, Görmek ve Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş.
Bir ülke düşünün yılbaşı gecesinden sonra kimse ölmüyor. Ölmesi beklenen kişiler bile yaşıyor. Hastaneler, huzurevleri, evler, her yerde, herkeste bir kaos hakim olmaz mı? İşte bu kitapta tam olarak bunu anlatıyor.
Ölüm kimsenin evine uğramaz. Hastalar acı çekmeye devam ederler, aileler ne yapacaklarını bilmezler. Ölümün peşine düşmeye bile kalkarlar ama ölüm aramakla bulunur mu? Ölüm kendisi gelir, canını alır ve gider. Ölüm ve ölümsüzlük arasındaki insanın şaşkınlığı, tepkileri ve ahlaki çöküşünü okudukça görüyor, ölüm olmadıkça toplumun siyasi, ekonomik, dini, sosyolojik ve psikolojik duruma şahit oluyoruz.
Kitabı okudukça ölümün ne kadar gerekli olduğunu anlıyorsunuz. Diğer kitapları gibi bu kitabı da metaforlarla dolu. Körlük kitabında sağduyu nasıl bir kadın üzerinden anlatılıyorsa bu kitapta da ölümü bir kadın olarak resmetmiş yazar –ben bu durumu pek sevmedim ama :) – Yaşamak önemli olduğu kadar ölmekte çok önemli. Ve kitap sonunda başladığı gibi bitiyor. "Ertesi gün hiç kimse ölmedi."
Üçlemenin tamamını tavsiye ederim.
Kitapla ve sevgiyle kalın...