Gözlerimin içine baktı. Bir şey söyleyecek gibi oldu. Ama yutkunmakla yetindi.
Yine tek kelime etmeden binlerce şey söyledik birbirimize. Gözlerinden yaşlar boşandı boşanacak bir hâlde ellerimi tuttu sıkı sıkı.
"Ah, Dilek, yapma ne olur!" diyordum içimden. "Sakın ağlama. Ağlarsan çok ağlarım. Kendi gözyaşımda boğulurum. Saklayamam daha fazla. Ah, en güzel günlerimin tanığı arkadaşım, çocukluğum, genç kızlığım, hoşça kal..."