Kafamızı karıştırmaktan başka işe yaramayan bu kandırmacılara gülüp geçen biri olarak ben bile kendimi kaç kez ünlü olmanın ne kadar hoş, pohpohlanmanın ne kadar güzel, bir başarı elde etmenin ne kadar heyecan verici olacağını düşlerken yakalamışımdır! ne var ki kendimi o doruklara gerçekten tünemiş olarak göremiyorum bir türlü, aşağı şehir’in sokakları gibi hep yanı başımda olan öteki ben’in kahkahası kulaklarımda çınlayıveriyor hemen.
halbuki düşünsene, bir zamanlar bütün masumiyetimle yüksek makamlarda oturan, güzel evlerde yaşayan, banka hesabı olan eğitimli insanların ne kadar değerli olduklarına inanırdım