Başkenti Semerkand olan Soğdiana'nın halkı, basit bir sebep yüzünden matematikte hayli iyiydi; çünkü başka şansları yoktu. Yine mö. 313 yılından kalan bir mektupta, Sincan'daki Semerkandlı bir tüccar, memleketindeki ortağına şunları yazıyordu: "Varzak'a ödeme yapması gerektiğini hatırlat. Parayı aldığında say. Eğer ödeme yapmakta gecikecekse, transfer dokümanını, ana paranın üzerine gecikme faizini ekleyerek düzenle." Şüphesiz her gün Baktriya'da, Harezm'de, Margiana ve daha pek çok Orta Asya şehrinde buna benzer mektuplar yazılıyordu. Yükleme talimatlarını, kredi mektuplarını, transfer dokümanlarını okumayı beceremeyen biri nasıl tüccarlık yapsın? Matematikten anlamayan biri nasıl bir paketin ağırlığını kullanarak diğer kolilerin ağırlığı ni hesaplayabilsin? Ya da mallarını belli bir oranda ayırmak isti yorsa bunun için payların miktarını bilmesi gerekmiyor muydu?
Bunların da ötesinde tüccar olmak, ticaret yapacağı insanlarla ilişkiye geçmeyi, yatırımcıları cezbetmeyi, tutarları bir para biriminden diğerine çevirebilmeyi, binlerce kilometre öteye sattığı malların ödemesiyle ilgili karışık hesapları yapabilmeyi gerektiriyordu. Bu beceriler Avrupa'da da yaygınlaşacaktı, ama ancak yarım binyıl sonra... Uzak mesafe ticaretini yabancılara bırakan Çinliler yavaş bir ivmeyle gelişirken, Orta Amerika'nın yerlileri tüm becerilerine rağmen, yenilik ve değişikliği canlandıracak bu kapasitelerini geliştirmemişlerdi Ama Orta Asya'lıların bu noktaya kadar gelişmiş olmaları oldukça normaldi, çünkü en ufak bir hata ya da avantaj, kâr ya da zarar olarak geri dönüyordu.