"İttihad-ı İslâm"ı emel edindiğini fırkası namına söyleyen sözüm ona milliyet-perver kâtib-i mesul ile Müderris Zühtü Efendi arasında ne fark vardır? Korkum şu ki "Sarıova"nın büyük, küçük bütün memur-ları, bütün nüfuzlu, kuvvetli ve münevver adamları yeniliği ve milliyeti hep böyle anlıyorlar. Hepsi Müderris Zühtü Efendi'nin emeline körükörüne alet olan oyuncaklardır. Hakikaten kasabayı idare eden odur; softalıktır... İki gün evvel gözünle gördün Rasim. Anadili derslerimizi programa "Türkçe" diye yazdığım için maarif müdürü az kaldı beni mektepten kapı dışarı ediyordu. Bu memlekette en yüksek maarif memuru dilimizin adını söyletmez, "Lisan-ı Osmani" yerine "Türkçe" dememizi bir cinayet sayarsa o memleketi idare eden hükümete milliyet-perver denir mi? Bunun içindir ki ben, âciz ve bunak eski softaları bu yenilerden daha tehlikesiz buluyorum. Eskilikten çökmek üzere olan medreseyi destekler, payandalarla tamir eder-sek, onu daha senelerce başımıza belâ ederiz.