Bu memleketin halkı hiçbir zaman -görünüşe aldanarak zannettiğimiz gibi- tam mutaassıp, tam hurafe ve israiliyat hastası olmadı. Softanın pençesinden kendini hiçbir zaman kurtaramamakla beraber softaya karşı daima emniyetsizlik ve nefret gösterdi...
demek ki hiçbirşey değişmemiş.
okumadan, hakkında şifahi bilgiyle yorum yapanların genelde "ısmarlama, kemalizmin propagandası, din düşmanlığı yapılıyor vs." şeklinde yorumladığı romandır. fakat öyle değildir. roman bence reşat nuri'nin ve türk edebiyatının en iyi birkaç tezli romanından biridir. romanda sadece eski yanlılarının kötü yönleri gösterilmez, önyargıyla ve yanlış önbilgiyle okuyanlar sadece bunu görebilir gerçi, romanda yenileşme hareketlerinin zamanlamasının, yönteminin ve halka hitap edip etmediğinin bir sorgulaması da yapılır. hatta yeşil gece için cumhuriyet ideolojisiyle bir hesaplaşmanın romanıdır demek hiç de abartılı bir ifade olmaz.
roman osmanlının son dönemlerini ve milli mücadele (kurtuluş savaşı) yıllarını kapsar. Çalıkuşu 'ndaki feride ne ise yeşil gece'deki şahin öğretmen de odur. feride kızlar için şahin de erkekler için yeni düzenin öncü tipleri yani rol modelleri olarak sunulmuşlardır. bu nedenle ikisi de tezli romandır. şahin önceleri medreseye gittiği halde aradığını bulamamış bir öğrencidir. biz onun geriye dönük hatıralarından köyünden kalkıp nasıl istanbul'a nasıl geldiğini, medresede nelerle karşılaştığını öğreniyoruz. somuncuoğlu medresesindeki öğrenciler, sultanın açtığı yeşil sancağın altında toplanmaya yönlendirilirler. şahin hem verilen eğitimi beğenmez hem de kafasındaki sorulara yeterli cevabı alamaz. hocalarını samimi bulmaz. mezuniyetine bir yıl kala buradan ayrılır ve öğretmen okuluna girer. mezun olduktan sonra da becayiş (değişim) yaptırarak ege bölgesindeki küçük bir kasaba olan sarıova'ya tayin olur. kendisi de aslında bir köy çocuğudur. ilk öğrenimini köyündeki medresede almış, hocalardan biri onda büyük bir yetenek görmüş ve büyük şehirde tahsil görmesini istediği için başında sardığı sırtında heybesi ile yollara