Kendini bulma yolunda inişli çıkışlarla dolu ve her yaşadığından ders çıkarabilen Siddhartha'nın hayat arayışını okuyorsunuz. Kendini dünyadan soyutluyor. Dünya zevklerinin peşine düşüyor daha sonra bu yaptıklarından tiksinip ölmek istiyor ve yeniden hayata tutunup huzur arayışına devam ediyor.
Hermann Hesse Siddhartha 'yı bütün kutsal kitaplardan üstün ve bilgeli buluyormuş,yani ne denile bilinirki?? Kibirlilik.
Biliyorsun çünkü, yumuşak sertten güçlüdür, su kayadan güçlü, sevgi zorbalıktan güçlüdür. Yazmak iyidir, ama düşünmek daha iyi. Akıllılık iyidir, ama sabretmek daha iyi.
çünkü bizim tek hedefimiz Doğu'ya varmak değildi, daha doğrusu bizim Doğumuz salt bir ülke ya da coğrafi bir şey değil, ruhun yurdu ve gençliğiydi, hem her yerdi hem de hiçbir yer, tüm zamanların yekvücut olmasıydı.
Bir hedef bulunuyordu Siddhartha'nın önünde, tek bir hedef: Arınmış olmak, susamalardan arınmış, istemelerden arınmış, düşlerden, sevinçlerden, acılardan arınmış.