"Söyler misiniz bana, siz kendinizi ne kadar tanıyorsunuz?" Başıyla beni işaret ediyor. "Yanınızda Amiriniz var. Eminim onunla tehlikelere atıldınız, ölümlere göğüs gerdiniz. Mesleginiz gereği diyorum. Mesela onu ne kadar tanıyorsunuz?" Meryem başını iki yana sallıyor. "Kimse kimseyi tanıyamaz. Tanıdığımızı sanınız. Tanıdığımız kadarına inanınz. Eğer gerçekten tanısak, bırakın aşkı filan, kimse kimseyle arkadaş bile olamaz."
Lütfen kredi talebinde bulunmayın, çünkü bedensiz bir el kafanızı tezgâha çarparken, boğazınızın yırtıcı bir kuş tarafından parçalanması sizi gücendirebilir.