Kim mutlu bir hikayeyle ilgilenir ki zaten; herkesin peşinde olduğu şey, iki damla gözyaşı eşliğinde servis edilen, hepimizin bu ülkede az ya da çok miktarda tatmak zorunda kaldığı ‘’Vasatın Mecburiyetine Tapınma’’ ritüeli değil mi sonuçta?
Rüzgarımız esmiyor, özgürlüğü hastası olacak kadar önemsemiyoruz. Ne acı bir vazgeçiş... Ne hazin bir boyun eğme hikayesi... Seyretmek, olanı biteni sessizce seyretmek ortak kimliğimiz.