Gelir adaletinin olmadığı, baskıcı rejimlerin insan hayatına sürekli müdahale ettiği, istihdam kaynaklarını kıt olduğu ülkelerde Alex gibi şiddet yanlıları her zaman olur çünkü adalet yoktur. Biri yer biri bakar, kıyamet hep bakandan kopar.
Bir ülkeyi büyüten önce vatandaştır. Ezbere konuşmayan vatandaş, sorgulayan vatandaş, ‘’Acaba mı?’’ diye soru soran vatandaş, merak eden vatandaş, ülkeyi güçlü yapan şey....
Akıl uyuyunca ahlaksızlıklar, fenalıklar, yolsuzluklar, beceriksiz yöneticiler ve neden olduğu toplumsal yaralar ortaya çıkıyor. Korku imparatorluğu kuranlar tam da bunu ister. Akıllı olanların korkmasını, yılmasını, direnç gücünü kaybetmesini hedefler. Bunun için de vidalar iyice sıkar ki, herkes ‘’Aman boş ver, cehalet mutluluktur’’ deyip etliye sütlüye karışmasın, çıkarlar zedelenmesin.
Birbirine benzeyen, birbiri gibi düşünen insanların farklı olanı arasına almadığı, söylediklerine kulak tıkadığı bir düzende ‘’dış mihraklarla’’ değil iç nefretlerle ölürüz.