Öncelikle kitaba bayıldığımı söylemek istiyorum. Kitap kesinlikle etkisinde bırakan,insanı düşünmeye iten ve her sayfasında acaba şimdi ne olacak dedirten müthiş bir eserdi. Bu eseri okuduğum için çok mutluyum. H.G. Wells'in üslubunu ilk defa bu eserle birlikte tanımış oldum ve diğer kitaplarını okumak, ilgi çeken üslubunu yeniden görmek için can atıyorum.
Zaman makinesi gibi bilim kurgu kitapları yazmak için kendi görüşümce insanın hayal gücüyle birlikte çok ince bir zekaya sahip olması gerekiyor. Yazar bana göre çok incelikli bir zekaya sahip. Kitabın her sayfasında bu zekadan izler görebilmek mümkün. Tabi ki hayal gücü de kitapta bol. Herkes geleceği düşünebilir, fikirler yürütebilir ancak bunu yazmak, anlatmak, aktarmak bana göre zorlayıcı. Bunun için yetenek gerekir. Yazar çok yetenekli bir kişi keşke gerçek hayatta da kendisini tanıyabilme imkanım olsaydı.
Kitap gelecek hakkında çok güzel ve olası tahminler sunuyor. Ben kitapta bahsedilen gelecekte -800.000 yıl sonrası gibi büyük bir rakamdan bahsediyorum- dünyanın var olmayacağını, çoktan yok olmuş olduğunu düşünürdüm. Ancak yazara göre insanlık bu tarihten milyonlarca yıl sonra bitiyordu, bu da benim için farklı bir bakış açısıydı.
Yazarın gelecek insanı için değindiği özellikler de haklılık içeriyordu. Gelecek insanının tembel olması ve sıkıntıya gelemeyişi gibi özellikler yüzünden insanların ileri gitmelerinden öte geriye gitmeleri, tıpkı ilkel varlıklara dönüşmeleri çok güzel bir yorumdu. Ayrıca ben gelecekte insanların bilimde, okuma yazmada çok iyi duruma geleceğini tahmin ederken yazar ilginç bir şekilde insanların tembellikleri yüzünden okuma yazmayı dahi unuttukları, cümle kurarken en fazla 2 kelime kullandıkları yönünde tahminler yürütmüş ve bu açı bana çok daha olası gelmeye başladı. Bunun yanında o