Herkesin yalnızlığı kendi çaresizliğinde büyüyor. Sokağa çıktığında oynayacak hiçbir arkadaşını bulamayan çocuğun yerdeki taşlardan bir dünya inşa etme gayreti de, yalnızlığın gökyüzünü yırtan keskinliğine karşı sığınacak bir yer bulabilme telaşıdır.
Modern hayat; otomatik, mekanik, tekdüze, tek sesli, naylon, kokusuz, steril, tek frekanslı aşkları dayatıyor hepimize.
Oysa aşk, masa üstündeki kurmalı saattir. Gözlerine bakmayı ellerini tutmayı gerektirir.
Dostluklar da böyle bir yanıyla.
Siz sanırsınız ki, o eski dostlar bıraktığınız yerde aynı mekanik döngüyü sürdürürler.
Öyle değil.
Dostlar da kurmalı saatler gibidir; onların da kalplerine dokunmalısınız.