Tıpkı baharın solması ve ayın sönmesi gerektiği gibi,
Mutluluğa sahip bir adam da aynı şekilde üzüntüyle de karşılaşmalıdır.
Çünkü kalıcılığın tek hali geçiciliktir.
- şiir klasiği, 856
Bugün beni yine kınadın,
Esin perimle küstüğüm için,
Gerekenle uğraşmadığım
Onu eğlenceye değiştirdiğim için.
Küçük çıkar ve gösterişler
Uğruna perimden ayrılır mıydım
Sönüp gitmeseydi o güçlü yetenek
Onunla dostça yaşamaz mıydım?
Ama ozan kardeşi değil insanların
Yolu dikenli ve güvensiz
İftiralardan korkmamayı becerdim
Ve kendim için de kaygılanmadım
Ama biliyorum karanlığında gecenin
Kimin yüreğini incittiklerini
Kimin göğsüne saplandığını mermi gibi
Ve kime yaşamı zehir ettiklerini.
Bana gelince, bozuldu büyülerim
Düştü titrek elimden güçsüz kalemim
İstemiş olsan bile adın geçen hiçbir şey
Yazamam, söyleyemem, düşünemem,
Duyumsayamam bile, çünkü duymak değildir
Düşlerin ardına dek açık parmaklığının
Altın eşiğinde kıpırdamadan durmak,
Böyle kendinden geçmiş, görkemli büyük yolun
Bittiği yere bakmak, ve ürpererek
Sağda, solda, tüm yolda, al buğular arasında
Görüntünün bittiği uzaklarda
Ürpererek yalnızca seni görmek.