. O denli arzulanan o şöhret neredeyse her zaman taçlandırılmış bir fahişedir. Evet, edebiyatın alt seviye eserleri için bunlar köşe başında soğuktan donan zavallı kızı temsil ederler; ikinci düzey edebiyat için gazeteciliğin kötü yolundan çıkmış, metreslik eden kadındır; yüksek edebiyat içinse, mobilyası olan, devlete vergi ödeyen, beyzadeleri kabul eden, onlara iyi ya da kötü davranabilen, giyeceği, arabası olan ve alacaklılarını önünde titreterek bekletebilen küstah kibar fahişedir. Ah, o kadını bir zamanlar benim, şimdiyse sizin gördüğünüz haliyle, yani alacalı kanatları olan bir melek gibi görenler yok mu, hani beyaz giysisini giymiş, bir elinde yeşil bir defne dalı, diğerinde parltılı bir kılıç tutan, hem bir kuyunun dibinde yaşayan masal canavarını hem de bir kenar mahalleye sürülmüş zavallı erdemli kızı andıran, cesaretin soylu çabaları yoluyla erdemin aydınlıklarını servet bilen ve eğer kirletilmiş, örselenmiş, tecavüze uğramış, unutulmuş halde yoksulların arabasında can vermezse, lekesiz kişiliğiyle göklere yükselen bir kadın gibi; işte beyinleri tunçtan çemberli, deneyimin kar taneleri altında hâlâ sıcaklığını koruyan yürekleri olan o adamlar, onlar ayaklarımızın altında gördüğünüz ülkede çok nadir bulunur, dedi akşamın alacakaranlığında dumanların tüttüğü büyük kenti göstererek.