Çocuk annesinin ya da babasının istemediği bir sözcük söyler. Bu, genellikle vücudun bir parçasıyla, tuvaletle veya ayıp bir şeyle ilgili bir sözcük olur. “Bunu istediğin kadar söyleyebilirsin ama Babildibu dersen başın büyük derde girer," derim. "Babildibu!" "Aa, bak şimdi başın derde girecek," diye devam ederim. Bunu, çocuğu odada kovalarken korkutucu ya da kötü niyetli bir şekilde değil, oyuncu bir tavırla söylerim. Zaman zaman, duygularını dışa vuramayan bir çocuğa fısıldayarak bunu söylemenin aslında sorun olmadığını, sadece başı derde girecekmiş gibi rol yaptığımı açıkça ifade etmem gerekir. Basit, değil mi? Her zaman da işe yarar. Çocuklar çılgınlar gibi kıkırdamakla ve oyuna bayılmakla kalmaz, o sözcükleri takıntılı bir şekilde söylemeyi de keserler.
Bu basit bir ters psikoloji uygulaması değil çünkü çocukların isyanını manipüle edip onlara dilediğimizi yaptırmaktan farklı bir amaç güdüyoruz.