Geriye dönük düşündüğümde -ki neredeyse otuz yaşımdan itibaren geriye dönük olarak çok nadir düşünüyordum- içimdeki boşluğun, köksüzlüğün yol açtığı o boşluğun, hani dişiniz çekilir ve diliniz sürekli o bosluğa takılır, o boşluk yediğiniz yemeğin, içtiğiniz suyun tadinı engeller ya, işte o boşluğun yok oluşunu hiç fark etmemişim bile. Başkalarının ağrısına ve acısına eslik ederken, onların ağrılarını ve acıların dindirmeye, azaltmaya çalışırken içimdeki boşluk yavaş yavas kapanmış mıydı?
Boşluk kapanmış mıydı yoksa sadece üzeri mi örtülmüstü
Boşluk orada duruyordu. Benim için değilse bile hayatıma karışacak üçüncü kişiler için o boşluk asla kapanmayacaktı.
Cocukluğum, bilinmeyen geçmișin yüküyle kamburdu. Kok gövdenin yükünü haffletir. Benim köküm yoktu, gövdem hep ağır geldi. Gövdemin aşırı ağırlığı altında ezilen ruhum, yiye ceklere mesafeliydi.
islâm medeniyeti, üniversitelerin Íslâmi bilimlerle ilgili bölüm ve enstitülerinde veya İlahiyat Fakültelerinde okutuldukça, bu medeniyetin ayakta kalacağını söylemek Müslümanlara yakışmaz. Gerçekte
Müslümanların üniversitelerinde, İlahiyat veya İslâmi Bilgiler Fakülteleri kurmaları çöküşlerinin ișaretidir. Bunlar, Batı üiniversitelerinde, toplumlarınun İslâm âlemiyle ilişkilerini düzenlemek üizere birkaç kişiye
islâmi öğretmek amacıyla kurulan Şarkiyat bölümlerinin kopyalarndan başka bir șey değillerdir. Öte yandan Müslümanlar arasındaki nizalari halletmek üzere din áalimleri yetiştirilmesi ancak ilahiyat Fakültelerinin
sağlayabileceği üst düzeyde bir eğitimi gerektirecektir ama İslami bilgler bütn öğrencilere verilmelidir Herkesin islam i limleri gerektiği kadar tahsil etmesi zorunludur; çünkü Íslâm'ın şekli bütünluğünü bu teşkil
etmektedir.