Kenan ÖZ

Kenan ÖZ
@Kitabecus
Resim yapmak, Kitap okumak, Çevremi mutlu etmek ve mutlu olduğumu hissetmek.
MÜHENDİS
LİSANS
KARAMAN
136 okur puanı
Şubat 2015 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Bir Tanrı var
"Bir Tanrı'nın var olduğuna bütün kalbiyle inanan bir insan, din ayırımı yapmaz. Zaten dinlerin de hiç farkı yoktur birbirinden."
Sayfa 188·Kitabı okudu
Din
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Başarılı olmak o işi benimsemekten geçiyor
"Ben sana haber yollamıştım, sonra arayacağım diye. Neden dinlemedin sözümü?" Aylin çok sert konuşuyordu. "Kendimi öldüreceğim." "Hayır, öl-dür-me-ye-cek-sin," dedi Aylin. "Bu saçma lafı bir daha duyarsam, beni kaybedersin. Yarın sabah seni arayacağım. Tamam mı?" "Tamam, affedersin. Sesini duymak çok iyi geldi. Yarın sabah görüşürüz," dedi kadın. Hayretler içinde kaldı Selcan. O akşam misafirler gittikten sonra bunu nasıl başardığını sordu Aylin'e. "Bunu başarabilmek için yıllarca eğitim gördüm, sana bunca yılı tek kelimeyle nasıl anlatabilirim ki Selcan," dedi Aylin.
Sayfa 181·Kitabı okudu
1000Kitap
Adı Aylin
Joe o akşam sona erdiğinde Aylin'in Türk asıllı olduğunu, İngilizce ve Fransızcayı ana dili Türkçe kadar iyi konuştuğunu, boşanmış olup, öz kızı yerine koyduğu yeğeni ile birlikte oturduğunu, Trinity School'da okuyan yeğenini Harvard Üniversitesi'ne yollamayı planladığını ve New York'un en başarılı psikiyatrları arasında sayıldığını öğrenmişti.
Sayfa 176·Kitabı okudu
1000Kitap
Boşuna nefes tüketmeyin
"Ben boşuna nefes tüketmişim. Sen bari tüketme. Çünkü kimse karşısındakini dinlemiyor, insanlar doğrularını ve yanlışlarını kendileri bulmak zorundalar," dedi Nilüfer.
Sayfa 100·Kitabı okudu
1000Kitap
Efsunlu, ilkel ve doğal bir güzelliği vardı Ege kasabalarının
Jean-Pierre yeni keşfettiği ülkeye bayıldı. Para beklemeksizin evlerini açan, ayranını çorbasını, azığını paylaşan köylüler, Yunan ve Roma çağlarıyla iç içe girmiş, yedi bin yıl geri gidebilen bir tarihi barındıran mütevazı köyler, kasabalar, hiç bozulmamış, el değmemiş, olduğu gibi bırakılmış harabeler. Nefis bir iklim, temiz bir deniz, güneş, kumsal, bereketli ovalar... Aylin de kendi ülkesini ilk kez Jean-Pierre ile birlikte keşfediyor ve hayran kalıyordu. O yaz Aylin'in hiç unutamayacağı anılarla dolu geçti. Öncelikle o güne kadar hiç tanımadığı memleketinin doğasını, insanını, değerlerini görmüş, Batı Anadolu'nun sunduğu güzellikler, ruhunda ve yüreğinde yepyeni bir pencere açmıştı. Dünyaya bakış açısı değişmişti adeta. Yeni keşfettiği bir boyut daha vardı dünyada. Paris'in, Londra'nın, İsviçre şehirlerinin mamur, medeni, görkemli heybetlerine karşın efsunlu, ilkel ve doğal bir güzelliği vardı Ege kasabalarının. Halkında ise burjuvazi kültüründen çok değişik, ağırbaşlı ve mütevazı bir bilgelik. Kendi ülkesinde bir "şey" ' bulmuştu. O "şey" Aylin'i düşündürüyor, sevindiriyor ve olgunlaştırıyordu.
Sayfa 97·Kitabı okudu
1000Kitap