Beni Asla Bırakma kitabı kendini Japon asıllı İngiliz olarak tanımlayan Kazuo Ishıguro tarafından yazılmış. Kitap organ bağışçısı olmak için klonlanan ve özel olarak dizayn edilmiş bir okulda eğitim alan öğrencilerin hayatına odaklanıyor. Öncelikle şunu söyleyeyim ki kitabı sevmedim. Kitabı sevmeme gerekçem kitapla ilgili yüksek bir beklentiye sahip olmamdan kaynaklanıyor olabilir. Çünkü Time dergisi yayınlandığı yıl için bu kitabı İngilizce yazılmış en iyi 100 eserden biri olarak nitelendirilmiş.
Kitap gayet akıcı gibi duruyor çünkü sanatlı hiçbir söyleyiş veyahut altı çizilecek hiçbir cümleyi bulamadım.belki yazar samimi bir anlatım kullanmak isteyerek okuyucunun başka yerlere odaklanmasını düşünmüş olabilir. Ancak dediğim gibi üsluba dair hiçbir emare bulamadım. Ayrıca kitabın ilk 100 sayfasında neredeyse beni kitaba çekecek hiçbir ipucu hiçbir gizem de yok. Kitap okurken Ben bunu neden okudum hissi sıkça karşıma çıktı. Dediğim gibi 272 sayfa boyunca altını çizdiğim tek bir satır bile yok. Kitabın sonunda duygusal bazı sayfalar var. Daha önceden yorumları okuduğumda muhteşem bayıldım ya da sair yorumlar yapan arkadaşların neleri gördüğünü gerçekten merak ediyorum
Aynı zamanda kitapta bir boşluk hissi var. Sanki kitap boyunca anlatılan şeyler sizi pek de ilgilendirmiyor gibi bir his yakamı bırakmadı.
Kitabı nasıl tanımlarsınız diye sorarsanız: Hızlı akan, iddiası kendini aşmış, üslupsuz, distopik özellikler taşıyan şişirme bir kitap…
Not: Okuyup beğenenlere saygım sonsuz. Ancak bir kitapta üslup ya da sağlam kurgu benim için esas. İkisinden en az biri yoksa eser havada kalıyor...