- Boka, bana bak, buraya gel.
Yanına yaklaştı.
- Eğer cesaret edebilirsen, buraya, yatağımın kıyısına otur.
- Cesaret edebilirsem mi? Neden cesaret edemeyecekmişim?
- Kim bilir, belki tam sen burada otururken ölmemden korkarsın! Ama bundan korkmana gerek yok. Öleceğimi hissedersem sana zamanında haber veririm.
- Çok korktum, dedi. Biri öğretmene Arsa'yı anlattı sandım!
Bu sırada Nemeçek de diğer çocukların yanına gitmişti:
- Bana bakın, dedi. Sizi sorguya çekerlerken ben de pencerenin yanında bekliyordum... Pencereye de yeni cam takılmıştı herhalde .... Çünkü ...
Avcunu uzattı. Parmaklarıyla küçük bir parça macun tutuyordu. Camdan tırnaklarıyla söktüğü macun da henüz çok tazeydi. Çocuklar hayranlıkla macuna bakıyorlardı.
Vays'ın gözleri parladı:
- Bana bakın! Madem macun var, o zaman dernek de faaliyette demektir! Arsa' da genel kurulumuzu yapabiliriz.
- Arsa'yaa! Arsa'yaaa! diye bağırdı hepsi bir ağızdan.