Bundan bin yıl sonra, dedi Fazıla, insanların duyguları bugünküne hiç benzemeyecek. Uzayda yaşayacak insanlar, dünyanın darlığından kurtulan duyguları da genişleyecek, bugün duyabildiklerimizin bin katını duyabileceğiz ozaman. Zaman anlayışı değişecek, uzayda insanlar bir dakikada bin yıl yaşayacaklar, mekan değişecek, bütün evren insanların olacak. Darlıktan kurtulan duygular da büyüyüp, güçlenecek
Kendimi gecesefalarına benzetiyorum bazen. Kızgın güneşlerde, yakıcı aydınlıklarda kapanıp saklanan, akşamın ilk serinliği ile yeniden açan bir gecesefası.
Her gece sen girersin rüyalarıma
Her gece sen...
Paramparça olur uykularım
Karanlığın en koyulaştığı yerde
Kapının çalındığını duyarım
Açınca soğuk bir rüzgar çarpar yüzüme
Sen yoksun...
Kilitlenir dudaklarım
Gözlerim karanlıklarda boşuna arar seni
Sen yoksun...
Yalnızlığımı kadehlere doldurup
Tek başıma içmeliyim bu gece
Kırmalıyım kitapları
Evleri ateşe vermeliyim
Sen yoksun...
Zaman gitgide uzar
Altmış saniye bir dakika
Altmış dakika bir saat
Ve sabahın olmasına daha beş saat var
Beklemek bir çeşit ölmektir
Sen yoksun...
Bu bana her gece binlerce ölüm demektir.
Ümit Yaşar Oğuzcan