"Ben ömrüm boyunca bir köpek olarak yaşamıştım ama artık kesin kararım kediye dönüşmekti. Artık hayatımda bağlanmalara, başkalarını kendime bağlama çabalarına yer yoktu. Köpek olduğum yıllarda hepsini yapmıştım ama bu beni felakete götürmüştü. Ölümün kıyısına gelmiştim. Ölümün kıyısı ölümün kendisinden daha feci bir şeydir, bunu yaşayarak öğrendim. Bağlanmalar yüzünden aklımı kaçırmanın kıyısında dolaşmıştım uzun süre. İçime karanlık yerleşmişti; bir türlü söküp atamadığım, kusamadığım, çıkaramadığım bir koyu karanlık. O dönemde yaşamayı unutmuştum sanki. Bunu birisinin hatırlatması gerekiyordu "Nefes almam gerek" diye düşünmesem nefes alamayacaktım. Bütün bunlar bir köpek gibi bağlanmam, sevgi ve merhamet dilenmem yüzünden başıma gelmişti.İnsan denilen yaratıklara ilişkin düşüncelerimin yanlışlığı yüzünden. Bütün köpekler saftır zaten.Oysa şimdi bir kediyim ben: uzak, denetimli, soğukkanlı ve güçlü bir kedi. Eski mısırda,Beni Hassanda yapılmış 300.000 kedi mumyasından biri. Onlara kadar soğuk, onlar kadar güçlü ve mağrur."
Bu bir kitap mı? Bu nesneye kitap denir mi? Bunu yazana yazar, yayınlayana yayın evi denir mi? Bunu okuyana okur denir mi? Bunu okuyan okursa , okumayan okuyucuları nitelikli okur sayabilir miyiz? Bir insana kitap okumayı sevdirebilir mi? Bir insan neden böyle bir kitabı okur? Yada Neden okumalı? Ve ne yazık ki ben kitabı neden okudum ?!
Bu kitabın yayınlanmasından sonra kendisine verilen 'Yılın homofiği ödülü'nü kesinlikle haketmiyordu. Aslında o kadar gerçeği yazmış ki kabullenmek istemiyorlar...