Maltby 1930 ve 40’ların o meşhur Hollywood Prodük
siyon Yasası’nın sadece olumsuz bir sansür yasası olmadı
ğını, aynı zamanda olumlu (Foucault’nun diliyle,
üretken) bir yasa, engellediği doğrudan tasvirin fazlalığı
nı yaratan bir yasa ve düzenleme olduğunu vurgulamak
ta haklıdır bu açıdan. Bunu gösteren bir şey, Maltby’nin
aktardığı, yönetmen Josef von Stemberg’le sansürcü
Joseph I. Breen arasında geçen o konuşmadır: Sternberg
“Bu noktada, iki başoyuncu kısa bir romantik an yaşasın”
dediği zaman, Breen sözünü keser: “Yani ikisi hemen bir
samanlığa dalıp işi pişirsinler diyorsun.” Kızan Sternberg
yanıt verir: “Bay Breen, bana hakaret ediyorsunuz.”
Breen: “Ya, Tanrı aşkına, öküzlük etmeyi bırakıp olaya
girsene. İstediğin buysa, zina hakkında bir hikaye yapma
na yardımcı olabiliriz, ama rica ederim iyi bir düzüşme
olayına ‘romantik bir an’ demeyi bırak artık. Ee, bu ikisi
ne yapıyor yani? Öpüşüp eve mi gidiyorlar?” “Hayır,” der
Sternberg, “işi pişiriyorlar.” “İyi,” diye bağırır Breen
masaya bir yumruk atıp, “bak şimdi anlattığın hikayeyi
anlamaya başladım.” Yönetmen taslağı aktarır ve Breen
de ona bu hikayeyi nasıl sansürden geçecek şekle sokabi
leceklerini anlatır. Yani yasağın kendisinin, tam olarak
yürürlükte olması da, yasaklanmış anlatı çizgisi düzeyin
de gerçekten ne olduğuyla ilgili açık bir farkındalığa
dayanmalıdır: Prodüksiyon Yasası sadece bazı içerikleri
yasaklamakla kalmamış, bir bakıma onların şifreli sözce-
lemlerini yasalaştırmıştır.