Selim

Selim
@KitapKitap
Burada yer alan okuduğum kitaplar listesine 2016 yılı öncesi okuduğum kitaplar dahil değildir.
Maltby 1930 ve 40’ların o meşhur Hollywood Prodük­ siyon Yasası’nın sadece olumsuz bir sansür yasası olmadı­ ğını, aynı zamanda olumlu (Foucault’nun diliyle, üretken) bir yasa, engellediği doğrudan tasvirin fazlalığı­ nı yaratan bir yasa ve düzenleme olduğunu vurgulamak­ ta haklıdır bu açıdan. Bunu gösteren bir şey, Maltby’nin aktardığı, yönetmen Josef von Stemberg’le sansürcü Joseph I. Breen arasında geçen o konuşmadır: Sternberg “Bu noktada, iki başoyuncu kısa bir romantik an yaşasın” dediği zaman, Breen sözünü keser: “Yani ikisi hemen bir samanlığa dalıp işi pişirsinler diyorsun.” Kızan Sternberg yanıt verir: “Bay Breen, bana hakaret ediyorsunuz.” Breen: “Ya, Tanrı aşkına, öküzlük etmeyi bırakıp olaya girsene. İstediğin buysa, zina hakkında bir hikaye yapma­ na yardımcı olabiliriz, ama rica ederim iyi bir düzüşme olayına ‘romantik bir an’ demeyi bırak artık. Ee, bu ikisi ne yapıyor yani? Öpüşüp eve mi gidiyorlar?” “Hayır,” der Sternberg, “işi pişiriyorlar.” “İyi,” diye bağırır Breen masaya bir yumruk atıp, “bak şimdi anlattığın hikayeyi anlamaya başladım.” Yönetmen taslağı aktarır ve Breen de ona bu hikayeyi nasıl sansürden geçecek şekle sokabi­ leceklerini anlatır. Yani yasağın kendisinin, tam olarak yürürlükte olması da, yasaklanmış anlatı çizgisi düzeyin­ de gerçekten ne olduğuyla ilgili açık bir farkındalığa dayanmalıdır: Prodüksiyon Yasası sadece bazı içerikleri yasaklamakla kalmamış, bir bakıma onların şifreli sözce- lemlerini yasalaştırmıştır.
Sayfa 58 - Encore·Kitabı okudu
Reklam

Selim

, bir kitap okudu
Puan vermedi·95 syf.·
Beğendi
·
3 günde okudu
·
2020 31. kitabı
'Dün Bugün Jacques Lacan' kitabına atfen:
Eksik kalan kitap incelememe ekleyeceğim son cümle: Bana göre kitapta çokça geçen 'arzu' kavramının kullanımı yerine 'ideal' kavramı konmalıydı, böylece bundan doğan -doğabilecek küçük anlam kargaşası giderilmiş olurdu.
Puan vermedi·57 syf.··
Beğendi
·
2020 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2020 22:00
Sanatın sanatçıya yüklediği yükten bahsediyor sanatçının bu yükü hafif kılabileceğinden fakat bu yükü taşıması zorunluluğundan, 1. olarak sanat için sanat anlayışını 'oyun' olarak nitelendirirken 2. olarak toplumcu gerçekçi sanat anlayışını ele alarak, ikincisini birincisinden biraz üstün bulsa da sonuçta ikisini birbirine bağlayarak kıyasıya eleştirerek reddederek kendi sanat anlayışını açıklıyor. Bütün kuramsal açıklamayı öykü anlatır gibi yormadan ayrıntılarıyla aktarıyor. Daha önce okuduğum bu kitabı bir kaç not düşme babında tekrar hızlıca gözden geçirdim. Bazı fikirlerine sıcak bakamasam da - ki bunlar önemli - bazı yapıtlarını çok önceden okuduğum, 1957'de Nobel Edebiyat Ödülü almış Camus'u eleştirmeyeceğim. :) Bu kitabı okuyarak onun düşüncelerini anlamaya çalıştım sadece o kadar, bu kısa notu da bu yüzden düştüm.
Sanatçı ve ÇağıAlbert Camus · Bilgi Yayınevi · 19651,100 okunma
Jean-Paul Sartre
Buna göre uyumsuzluk, ne kimsenin ona, ne de onun kimseye sorduğu sorudur; sessizlik bile denemeyecek, hiç bir şey olmayan bir sessizliktir.
Bilgi Yayınevi·Kitabı okudu
Reklam