Nijni - Novgorod, 5 Mayıs 1899
Rus edebiyatının o kadar kudretli olmasına rağmen, sembolizmi ve ana meseleleri fikir meselelerini el almak için gösterilen o gayreti tanımaması ne garip, İngiltere’de Shelley var, Byron var, Shakespeare («Pırtına», «Bir Yaz Gecesi Rüyası») var; Almanya’da Goethe var, Hauptmann var; Fransa’da Flaubert («Saint- Antoine’in İç Kışkırtısı») var. Bizde sadece Dostoyevs «Enkizitörler Başının Hikâyesi»ni yazmaya cüret edebildi o kadar. Acaba bizler tabiatımız gereği mi gerçekçiyiz? Fakat İsveçliler bizden daha gerçekçi, yine de Ibsenleri var, bu Hedbergleri var. Ama iyice düşünülürse, acaba gerçekten gerçekçi miyiz ki biz?