peru lama

peru lama
@KitapSevenLama
Ot yemek ve hoşlanmadığım şahısların yüzüne tükürmekten arta kalan zamanımı kitap okuyarak değerlendiriyorum.

peru lama

, bir kitap okudu
8/10
·320 syf.··
2022 19. kitabı
Matt Haig
7.4/10 · 1.717 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2022 18. kitabı
Kitap hakkındaki düşüncelerim biraz karışık. Belki Türkiye'de yaşamak, belki özel hayatım gereği Martin Eden'ın hikayesi gerçekten kendimi bağdaştırabileceğim şekilde başladı. Martin adlı gencimiz, bir alt tabaka ve kendini geliştirip sınıf atlarsa sevdiği kıza layık olarak mutlu olabileceğini düşünüyor. Ama sonunda okumak ona mutluluktan çok huzursuzluk getiriyor. Jack London'ın kitapta yaptığı sosyal eleştiriler güzel olsa da bana kitabın sonu biraz havada kalmış gibi geldi. Zaten bir ayda ağır ağır okuduğum kitabın son seksen sayfasını bir günde falan bitirdim. Sonu çok hızlı gelmiş kitabın ve bu sırada Jack London bir iki detayı kaçırmış sanki. Martin Eden okuyup öğrendikçe kendini içinde büyüdüğü tabakdan soyutlamaya başlar ve onları cahilliklerinden dolayı hor görür. Ama üst tabakada da hayal ettiğini bulamaz. Sonunda depresyonuna (ve şahsi tahminimce tükenmişlik sendromuna) gömülerek ölür. Jack London kendisi bir sosyalist olarak Martin'in bireyciliğini eleştirmeye çalışsa da, görünüşe göre bunu pek beceremediğini itiraf etmiştir. Kitabın sonundan memmnun olsam da bana göre bazı taşlar tam yerine oturmadı. Martin'in sonunda o işçi pikniğine gitmesi ve "ait olduğum yer burasıymış" diye düşünmesi ama sonra sanki bunu hiç düşünmeiş gibi eski haline dönmesi falan. İki kez başlayıp yarım bıraktıktan sonra bu defa bitirebildiğime memnunum ama tekrar okur muyum emin değilim.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135bin okunma

peru lama

, bir kitap okudu
8/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2022 18. kitabı
Jack London
8.9/10 · 135bin okunma
10/10
·282 syf.··
Beğendi
·
2022 16. kitabı
·
Kitap bir ara her yerdeydi, en sonunda ben de okudum. (Yaşasın?) Şahsen ben de Paulo Coelho'nun Simyacı kitabının bir tık fazla şişirilmiş ve anlatıldığı kadar derin bir mesaj içermediğine inanlardan olduğum için kitaba bir tık mesafeli yaklaştım. Kitapta öyle abartılacak derin bir mesaj yok bence. Benim kitapta dikkatimi çeken ve kitap bittikten sonra da üzerinde düşünmeye devam ettiğim şu iki nokta oldu: *Kütüphanede sadece Nora'nın kararıyla değişen hayatların kitabı olması. Kütüphaneci Nora'ya "anennin (kanserden) ölmediği, hala yaşıyor olduğu evrenler var ama senin verdiğin hiçbir karar onun ölümünü değiştiremezdi. Yani, Türk biri olarak ister istemez şu durumlarda ya keşke dedemin dedesi Makedonya'dan buraya göçmeseydi, keşke başka bir Avrupa ülkesinde doğmuş olsaydım diye sık sık düşünüyorum. (bir dolar yirmi beş liraya çıkacakmış diyorlar? :O) Sanırım o cümleyi, hayatta sadece değiştirebileceğiniz şeylere odaklanmak ve kontrolünüzün dışındaki şeylerle endişelenerek kendinizi yormamanın önemi olarak aldım. İkinci dikkatimi çeken şeyse, Nora'nın geçiş yaptığı hayatlarda kendini hep yabancı gibi hissetmesiydi. Sizi siz yapan şeyin hayatın size ne verdiği değil, hayatın size verdikleriyle ne yaptığınız, gibi düşünebiliriz bunu. (hayat kurasında türkiyeyi çekmiş olduğumuzdan evren bize değil limon anca limonun sapını falan veriyor ama, elimizde çok bir şey yok yani.) Sonuç olarak ben kitabı sevdim. Tekrar okuduğumda düşüncelerim değişir mi bilmem. Ayrıca kitabın dili de aşırı akıcıydı, bir günde falan bitirdim. Bu yıl okuduğum en güzel kitaplardan biriydi bence.
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,3bin okunma