Çocuk edebiyatı grubunda bir kitap olmasına rağmen, çok severek okudum. Hayata olumlu bakış açısıyla bakabilmenin ne kadar mutluluk verici ve faydalı olduğunu hem çocuklara hem yetişkinlere anlatıyor.
Mary, babasının görevi nedeniyle, anne babasıyla birlikte Hindistan’da yaşamaktadır. Annesi, onunla pek ilgilenmez, hintli bakıcılara emanet etmiştir. Bakıcılar da köle mantığıyla, onun her dediğini yapmaktadır, sevgisizlik ve şımarıklık birleşimi, çocuk tamamen huysuz, aksi olmuştur. Salgın bir hastalık anne ve babasının ölümüne sebep olunca, Mary İngiltere'de yaşayan amcasının yanına gönderilmiştir. Zavallı çocuk, sürekli ev içinde yaşadığı için, hiç arkadaşı olmadığından, ve evdeki büyükler de kendisiyle ilgilenmediği için çok mutsuzdur. Amcasının malikanesinde, tüm hizmetçilere ve amcasına çlok sevimsiz, aksi görünmüştür. Sadece hizmetçilerinden bir tanesi, ona yakın davranır ve 12 kardeşini, onlarla birlikte yaşamını ve özellikle Dickon'u anlatır. Eğer dışarı çıkarsa, bahçeye çıkarsa orada mutlu olacağını anlatır. Mary de buna çok özenir, Dİckon ile arkadaş olur ve bambaşka bir çocuğa dönüşmeye başlar. Bu arada , amcasının eşi 10 yıl önce ölmüş ve güzeller güzeli gül bahçesinin anahtarı da bahçeye gömülmüştür. Mary, kızılgerdan kuşunun yardımıyla bu anahtarı bulur ve bahçeyi keşfeder, Dickon ile birlikte bahçeyi düzenlemeye başlarlar ve bu keşifler Mary için neredeyse aslında hayatının başlangıcı olur.
Malikane içinde, bazen bir ağlama sesleri duyar Mary ama kimse bununla ilgili bir bilgi vermez ve evin içinde bu sesi aramasına da izin verilmez. Ancak Mary, gizli , saklı bir şekilde bu sesi bulmaya karar verir, bir gece yine sesi takip eder ve kuzeni Colin'e ulaşır. Colin, annesinin vefatı sonrası babası tarafından sessizce suçlanmış, hep hasta ve ölecek olarak