16 yaşındaki Lyubov Vasilyevna, Çar Saltan yolcu gemisi ile, Volga nehri üzerinden Astrahan’da bulunan babasının yanına sehayat etmektedir. Aslında bu yolculuk Lyubov için kozasından çıktığı bir serüvene dönüşür. Hem Volga boyunca şahane manzaraları, güzel köyleri, kasabaları keşfeder, dikkatle izler, hem de tanımadığı insanlarla iletişimini güçlendirir. Bu arada kendisinden yaşça oldukça büyük olan doktor Valdevenen’e farklı duygular hissettğini keşfeder, belki de bu onun ilk aşkıdır.
Hikayede oldukça bol tasvir var, tasvir sevmeme rağmen ( ki Yaşar Kemal’in tasvirlerinde o ortamı yaşar gibi, içindesiniz gibi hissedersiniz ) biraz sıkılmadım diyemem. Ama genel olarak severek okudum.
VolgaLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20252,793 okunma
Alexandre Dumas'ın Monte Cristo Kontu'ndan sonra severek okuduğum ikinci eseri Siyah Lale.
Okumaya doyamadan bittiğine üzüldüm, keşke daha uzun olsaydı.
Hikaye 1600’lü yılların sonuna doğru Hollanda’da geçmektedir. Johan de Witt ve kardeşi Cornelis, halk tarafından linç edilerek ölmüşlerdir. Ve başa Willem van Oranje geçmiştir. Cornelis’in vaftiz oğlu cornelis van Baerle adındaki genç doktor, siyasete hiç girmemiş, kendini lale yetiştirmeye adamıştır. Siyah laleye ulaşabilmek için güneş ışığı, su, toprak gibi etkenlerin doğru bileşenleriyle siyah lale tohumuna ulaşmıştır ancak henüz ilk lale çiçek açmamıştır. Bu sırada kıskanç komşusu da lale üretmekte ve o da siyah lale üretimini amaç edinmiştir. Ancak bir süre sonra, üretimle ilgili çalışmayı bırakmış, kendini Baerle’yi izlemeye adamıştır. Dürbünü ile gece gündüz hem bahçesini hem çalışma odasını izler. Artık yeni amacı, üretim değil, hırsızlıktır. Tam bu sıralarda Baerle’nin babasının idam cezası duyulmuş, komşu Boxtel de, onu şikayet ederek, lale soğanını çalmayı planlamıştır. Baerle, hapse düşer ama soğanlarını da yanında getirmiştir.
Spoiler içerir !!!
Hapishanedeki gardiyan ne kadar kötü kalpli ise , kızı da o kadar iyi kalplidir ve Baerle’ye aşık olur, görüşmeye başlarlar. Her akşam babası uyuduktan sonra, yanına gider. Baerle ona hem okuma yazma öğretir hem de soğandan nasıl lale yetiştireceğini. Rosa’nın yadımlarıyla hem hapishaneden kurtulur, özgürlüğüne kavuşur hem de siyah lalesine.
Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine.
Böyle güzel, mutlu sonlu, masal tadında bir hikaye…
Siyah LaleAlexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202319bin okunma
Ortalama 25'er sayfalık 2 tane öykü var kitapta. Biri kadın biri erkek olmak üzere, iki öyküde de , hayatlarının amaçlarına ulaştıkları anda, aslında bu amacın yeterli olmadığını, birşeylerin yanlış gittiğini, hayta amaçlarının farklı bir şey olması gerektiğini fark ederler.
Nadya, evlilik çağına gelmiş ve uzun zamandır da evlenmeyi arzu eden bir gençtir. Ancak tam evleneceği sırada, yakın bir arkadaşı tarafından, fikirleri değişir ve evlenmek yerine , okumayı tercih eder, ve hayat onu bambaşka kulvarlara taşır.
Nikitin, edebiyat öğretmenidir, aşık olduğu kızla evlenme hayaliyle hayatına devam eder. Evlenşrler , bir süre mutlu da olurlar ancak Nikita asıl isteğinin bu olmadığını fark eder ve kaçmak ister.
NişanlıAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20241,904 okunma