Bu acı nereden kaynaklanıyor? Şimdiden mi? Geçmişten mi? Yoksa henüz gelmemiş bir gelecekten mi? Eğer "şimdiden" kaynaklanıyorsa, çoktan bitmiş olmalı, çünkü "şimdi" çok kısa bir zaman dilimi. Kelime dile değdiği anda, çoktan geçmiş ve yaşanmış olur.
Ancak bu acı, bu yara, bu iz... Asla geçmiyorlar. Görünür oldukları yerde kalıyorlar ve bir sonraki an, görünmez oldukları yerde kök salıyorlar. Acı her zaman yakın geçmişin veya yakın geleceğin bir şeyi olmayı amaçlıyor ve acı içinde bile "şimdi"de yaşama deneyiminden mahrum bırakılıyorum...
Tıpkı bedeni paramparça olsa bile çiçeğinin yasını tutan bir kelebek gibi.
Üzerine ne kadar basılırsa basılsın uçmayı reddeden bir kelebek gibi.
Kelebeğin kaldığını söylemek yanlış olur. Ya da uçmayı unuttuğunu söylemek de yanlış olur. Basitçe söylemek gerekirse, en başından beri uçmayı hiç öğrenmedi. Kozadan çıktığı andan itibaren kanatları örümcek ağına takıldı. Çırpınmak uçmak değildir. Sadece çırpınan kanatlar sadece isim olarak kanattır.
/Limbus company/
Depresyon insanın aklının başında olmaması değil ki zaten. Aklının bitkin düşmesi, düşünecek gücü kendinde bulamaması, konuşacak takati olmaması, umut etmekten yorulması, iyimserlik denen o duyguyu tümüyle kaybetmesi.