“Ve aşkın yaşlanmak, birlikte olmanın da güvende olmak anlamına gelmediğini öğrenirsin… Ve öpücüklerin sözleşme hediyelerin de vaat olmadığını öğrenmeye başlarsın. Ve yenilgileri başın dik ve gözlerin açık karşılamaya başlarsın. Ve her şeyi, bugünü düşünerek yapmayı da öğrenirsin. Çünkü yarınla ilgili her şey belirsizdir. Bir süre sonra güneş ışığının yakıcı olduğunu öğrenirsin, eğer fazla maruz kalırsan. ‘BU YÜZDEN BAŞKA BİRİSİNİN SANA ÇİÇEK GETİRMESİNİ BEKLEMEDEN, KENDİ BAHÇENİ YARAT VE KENDİ RUHUNU KENDİN SÜSLE.” Ve göreceksin ki dayanıklısın ve kuvvetlisin ve değerlisin. Ve öğreneceksin ki ve öğreneceksin her ‘hoşça kal’ dediğinde öğreneceksin.“
“Bazen sadece ansiklopedilerde öneminin fark edildiği isminin söylenmesi güç bir böcek türüyüm. Sadece merak eden biliyor. Büyük bir çoğunluk için gereksizim,ama ekosistem bensiz bir hiç! “
“İstanbul’da,hafta sonları gezmek için Gülhane Parkı’na gidenlerden kaç kişi, Topkapı Sarayı’nın bu bahçesini halka açanın bir doktor olduğunu bilir ?
İlk “Şehremini” görevi esnasında kadınların da Gülhane Parkı’nda gezebileceğini dile getiren, kadınların da İstanbul’un gündelik hayatına katılmaları gerektiğini söyleyen Cemil Bey, gerici çevrelerin tepkisini çeker. Öyle ki bu kişiler Gülhane Parkı’na “Cemil Paşa Umumhanesi” adını takarlar !
Günümüzde “park”, “çocuk bahçesi” ya da “millet bahçesi” olarak adlandırılan, kadınların da erkekler gibi aynı haklarla ziyaret edebildikleri, spor yapıp dinledikleri kent içindeki yeşil alanlara kadını köleleştiren,hayattan dışlayan bağnaz kafaların “Umumhane”, yani genelev adını taktığını unutmamalı, unutturmamalıyız! “