“Ormanını seçebiliyorsun.
Altına serileceğin ağacını da.
Ben o ağacın köklerini her uzatışında, seni duydum. Dal değildin, kök değildin, gövde değildin, yaprak değildin, yaprağa giden su, dalı büyüten toprak değildin.
Ormanımda yere düşen bir çöp, rahmini terk eden bir tohum, yolunu kaybeden bir masal değildin.
Sen sevgilim,ağacıma konan kuş bile değildin ama duydum seni,duydum ben.”
“İyilik ve güzellik” ise bir büyük yönetmenin yıllar önce öngördüğü gibi tam da aklımızı,vicdanımızı ellerimizden düşürmediğimiz,telefonlara yüklediğimiz bu zamanlarda tüm güzel şairler gibi atlarına binip uzaklaştılar.
Şimdi bu yazıyı yazmam istendiğinde bir kez daha acıyla anlıyorum ki Asaf’ın kara sevdasından beteri varmış... En kara sevda iyiliğe ve güzelliğe duyulanmış. Bunun şiirini yazacak bir ozan kurtaracak dünyayı...