Kitap Terapi Atölyesi; bir kitapla kendi iç dünyana yolculuk ederek, kendini keşfedebilirsin. Bu gayeyle kitapların iyileştirici rolünü kullanan psikoterapist Gaye Kağan kurgulayıp uyguladığı Kitap Terapi Atölyesi temsili profildir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Başkalarının ölümü bizi kendi ölümümüzle yüzleştirir. Bu iyi bir şey midir? Bir tür yüzleşme, yas terapisinde teşvik edilmeli midir? Soru: Kaşınmayan yeri neden kaşıyalım? Kayıpla zaten çökmüş olan yaslı kişilerdeki ölüm anksiyetesinin ateşini neden kızıştıralım? Yanıt: Çünkü kişinin kendi ölümüyle yüzleşmesi olumlu kişisel değişimi doğurabilir.
Psikiyatrist Harriet Fraad başkalarını anlamak için gösterilen çabayı tanımlamak için duygusal emek terimini kullanır; “Duygusal emek, duygusal gereksinimleri anlamak ve karşılamak için beyni ve kasları kullanarak zaman, çaba ve enerji harcamaktır. Duygusal gereksinimlerle insanların takdir edilme, sevilme ve önemsenme ihtiyaçlarını kastediyorum. Bireylerin duygusal gereksinimleri, genellikle dile getirilmez, bilinmez ya da bilinçaltındadır. Duygusal emek, genellikle fiziksel emek (mal ve hizmet üreten) ile birlikte oluşur. Ancak duygusal emek taktir edilme, sevilme ve önemsenme gibi belirli duyguları üretmeyi amaçlayan fiziksel emekten ayrılır.”
Sana hiçbir zaman gül bahçesi vadetmedim ben. Hiçbir zaman kusursuz bir adalet vadetmedim... ve hiçbir zaman huzur ya da mutluluk vadetmedim. Sana ancak bütün bunlarla savaşma özgürlüğüne kavuşmanda yardımcı olabilirim. Sana sunduğum tek gerçeklik savaşım. Ve sağlıklı olmak, gücünün yettiği kadarıyla, bu savaşımı kabul edip etmemekte özgür olmak demektir. Ben yalan şeyler vadetmem hiç. Kusursuz, güllük gülistanlık bir dünya masalı koca bir yalandır... üstelik böyle bir dünya çok can sıkıcı bir yer olur!