Toplum, kadınlara ve erkeklere doğduğumuz andan itibaren belirli roller biçiyor. "Erkek adam ağlamaz" gibi bir atasözü, duygusal ifade özgürlüğünü erkekler için yasaklarken, toplumsal cinsiyetin ne kadar derinlere işlediğini gösteriyor. "Kızlar ev işlerini öğrenmeli, erkekler dışarıda çalışmalı" gibi kalıplar aslında ne kadar hayatımıza işlemiş, hiç düşündünüz mü?
Bu kitap, toplumsal cinsiyetin nasıl inşa edildiğini detaylı bir şekilde ele alıyor. Aile içinde başlayan bu süreç, okulda , medyada ve hatta dilde pekiştiriliyor. Günlük hayatta sıkça kullandığımız pek çok sözün, kadınları nasıl pasif, erkekleri nasıl güçlü göstermeye çalıştığını fark etmek gerçekten düşündürücü.
Günlük hayatta fark etmeden kullandığımız birçok sözün aslında ne kadar cinsiyetçi olduğunu görmek şaşırtıcıydı. Ama açıkçası bazı atasözleri fazla sert eleştirilmiş gibi geldi. Dilin toplumsal cinsiyeti şekillendirdiği doğru ama bazen, atasözlerinin tarihi ve anlamı da göz önünde bulundurulmalı diye düşünüyorum.
Kitap, genel olarak düşündürücü ve farkındalık kazandırıcıydı. Sadece yer yer aynı fikirlerin tekrarlandığını hissettim. Onun dışında toplumsal cinsiyet konusuna ilgi duyanlar için güzel bir başlangıç kitabı olabilir.
Öğretilmiş cinsiyet Atasözleri ve Deyimlerle Öğretilmiş Cinsiyet Hatice Dökmen Hatice Dökmen
Kar Küresi - Özlem Yıldırım
İlk defa bir tiyatro kitabı okumanın heyecanını yaşadım ve Kar Küresi bu deneyimi benim için unutulmaz kıldı.
1. Ulusal Bağcılar Oyun Yazma Yarışması’nda ikincilik ödülüne layık görülmüş bir eser. Yetimhanede büyüyen Ayla’nın annesini arayışı etrafında şekillenen eser:
Aidiyet ve Kimlik Arayışı
Özlem ve Hayal Kırıklığı
Geçmişle Yüzleşme
Umut
Konularını işliyor. Ayla gibi yetimhanede büyümüş Ahmet ve Cemil’in yanı sıra, Mehmet sokakta yaşamış bir karakter olarak hikâyede yer alıyor. Karakterler arasındaki ilişkiler , güçlü diyaloglar, kitabı okurken bile bir oyun izliyormuş hissi veriyor.
Tiyatro metinleri okumayı seviyorsanız ya da bu türe başlamak istiyorsanız, Kar Küresi sizin için güzel bir başlangıç olabilir!
Kar KüresiÖzlem Yıldırım
Kar KüresiÖzlem Yıldırım · Ayrıkotu Yayınları · 202536 okunma
“Bazı hikâyeler mektuplarla başlar… Bazılarıysa hiç bitmez.”
Yafta, geçmişin izleriyle geleceğe yürüyen iki gencin, Ayşegül ve Saltuk’un hikâyesini büyüleyici bir şekilde anlatıyor. Mektuplarla kurulan bağ, sadece kelimelerle değil, aynı zamanda hislerle de örülmüş. Samimi, nostaljik ve derin bir duygusallıkla yazılmış bu hikâye, insanı sarmalıyor.
“Yoruldum... Geride kalan olmaktan ve güçlü durmaya çalışmaktan çok yoruldum.” — Ayşegül
Ayşegül ve Saltuk, ilk başlarda –Saltuk’un ismini bilmeden– aynı liseye gitmişler, fakat aralarındaki gizli hayranlık, hiç ortaya çıkmadan, sessizce yaşanıp gitmiş. Zamanla yolları kesişiyor, üniversite yıllarında karşılaşıyorlar. Ancak, asıl dönüm noktası, Saltuk’un Ayşegül’e yazdığı isimsiz mektupla başlıyor. Bu mektuplar, sadece kelimelerle değil, aynı zamanda içlerindeki hislerle birbirlerine doğru bir yol açıyor. Her şeyin güzel olduğu o zamanlarda, sevda dolu anlar birbirini kovalar… Ancak, hiç beklenmedik bir şey olur. Ayşegül, hem sevdiği insanlardan bir bir ayrılmaya başlar, hem de toplumun ona yapıştırdığı yaftaların etkisiyle yeni bir savaşa girer.
Yafta, Ayşegül’ün iç dünyasında bir yolculuğa çıkmamızı sağlıyor, Saltuk’un sessiz çığlıklarına kulak veriyoruz. Bir mektubun insanın hayatını nasıl değiştirebileceğini görmek, oldukça etkileyici ve düşündürücü.
Karakterler, tüm eksiklikleri, hataları, pişmanlıklarıyla o kadar gerçekçi ve samimiydi ki, bizden biri gibi hissettirdiler. Ayşegül ve Saltuk’un yaşadığı duyguların derinliği, okurken beni hem hüzünlendirdi hem de içimi ısıttı . Ancak, en çok düşündüren şey şuydu: Birilerine “yafta” vurmak ne kadar kolay, ama birinin hayatına etiket yapıştırarak ne kadar büyük değişimlere sebep olabiliyoruz? Yafta #k:480633yafta Aden Özkan
Size hem yazarla hem de eseriyle tanışma romanım ile geldim. Fantastik kitap pek okumuyorum ama galiba yavaş yavaş o tarafa doğru ilgim artıyor . Bakabilirsiniz sayfama, serinin diğer kitapları yok, hooop sondakinden başlamışım. Önce bu konuda benim de fazlasıyla tereddütlerim vardı ama hem yazarla sohbetimizden sonra hem de okuyunca bu düşüncemin yersiz olduğuna kanaat getirdim. İlk başta biraz zorlanıyor gibi olsanız da kitabı okudukça genel konuya hâkim oluyorsunuz. Ve bu akışı etkilemiyor, kitabın akıcılığından bir şey kaybettirmiyor. Ama kitaba daha ayrıntılı hâkim olmak için diğer kitaplarını da okumak istiyorum çünkü kitabın 4.'sü gelecekmiş, onu ,özel konulara hâkim olarak okumak istiyorum. Kitabın içeriğine fazla girmeyeceğim, girersem çok fazla spoiler verebileceğimi düşünüyorum. Kısacası bahsedeyim.
Kahramanımız sevdikleriyle beraber Akite Min Amani bölgesine, yuvamız dedikleri yere gemiyle ulaşmaya çalışıyorlar. Akite Min seçilmiş bir kişidir. İçindeki gücü fark etmesi, bunu açığa çıkarması gerekiyor ama nasıl? Bunu kendisi istemiş mi, istememiş mi, orasını okuyup görün isterim. Gemide beraber ilerledikleri insanlar bir anda dağılıyor, olaylar orada başlıyor. Ama nasıl, olaylar ne şekilde ilerliyor? Bunu okuyup çözmenizi isterim. Fantastik bir roman arayışı içindeyseniz okuyabilirsiniz. Sadece biraz yazım yanlışları kısmı var, kitap okurken buna fazlasıyla dikkat ediyorsanız minik minik hatalar sizi yorabilir ama hızlı, heyecanlı, koşar gibi hissettiğim bir okuma istiyorum derseniz bu kitabı önerebilirim. #y:24031ejder #k:470495herau Her Ay Okuyanlar Kulübü
Okumaya okuma ile vermek
Roman okumalarıma minik bir ara vermek istedim. Ama bu ara öyle boş olacak değildi elbet,tamamıyla şiir kitabı okuyup 2 günü mü minik bir dinlenme ile geçirmek. Sizlerle de okuduğum kitabı paylaşmak istedim.
Yazarımızın annesine teşekkür ve saygılarımı iletmek istiyorum. Kendi şiire değer verip oğlunada bu yönde destek verdiği için.
Şiir kitabımız çok yönlü, herkesin kendinden birşeyler bulacağı şiirler mevcut.
Kitapta, umut ve umutsuzluk, insan, hayat ve ölüm gibi evrensel temalara yer vermiş şair. Şairin sade ve anlaşılır dili, okuyucunun metinle bağ kurmasını kolaylaştırıyor. Özellikle sayfalar arasına serpiştirilen resimler, onlarında anlamları çok derin; uzun uzun bakmak istiyor insan.
Tavsiye ederim, birazcık romanlara mola vermek, uzun uzun düşünmek isterseniz güzel bir tercih olabilir.
Hüzünle yaşıyorum
Her yerde sen varsın
Ve özellikle
Kaybolan kelimelerin sesi
Şiirlerini ayrı beğendim.
Umut Furkan ÇakırKırık Düşler ve UmutHer Ay Okuyanlar Kulübü