İkindi, tıpkı mutlu bir adamın yaşlanması gibi, fark edilmeksizin geliverdi. Güneş ışığına hafif bir altın rengi karıştı. Körfez daha da mavileşti, sahil rüzgarının dalgacıklarıyla gamzelendi.
Tahmin edilemeyecek bir kurgu ve mutlaka tanışmanız gereken bir yazar.
“Gençlik yıllarımda iç dünyamın bir çelişkiler yumağı olduğunu fark etmiştim.”
Bu itirafta bulunan bir kişi sizce neler yapmış olabilir? Ne kadar ileri gidebilir?
Birbirini hiç tanımayan on kişi, bir adada mahsur kalır. Tek ortak yanları, hepsinin üstünü örttüğü korkunç sırlarının olması. Bu sırların yıllar sonra başlarına iş açacağını hiç biri tahmin etmemişti tabiki de.
Kitaba hakim olan gizem son sayfalara dek sürüyor.
Sonunu merak ederek hızla çevirdiğiniz sayfalar arasında kayboluyorsunuz. Sona geldiğinizi anlayamıyorsunuz bile. Hatta yazar, tam anlamıyla hiç beklenmedik yerden bir süprizle çıkıyor karşımıza.
Ben son sayfaya dek doğru tahminde bulunamamışım.
Film izler gibi oturup keyifle okuyabileceğiz, heyecanlı bir kurgu. Yazarın diğer kitaplarını da merak etmekten kendimi alamıyorum.
Siz de mutlaka tanışmalısınız bu yazarla.
#kitapalıntıları
“Tek amacım hiç kimsenin çözemeyeceği gizemli bir cinayet işlemekti.”
“Yaşamın her anında ölüm yanı başımızdadır.”
“Günahlarından kaçamazsın, emin ol bulur seni.”