Kitapsever bir öğretmen

Kitapsever bir öğretmen
@Kitapdeniziyolcusu
5/10
·303 syf.··
2026 36. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 00:53
Sarı yüz… Oku diyerek elime tutuşturulan, neden ilerlemiyor bu kitap diyerek süren ve sonlarına doğru ivme kazanan bir kitap. Günümüz sosyal medyasının etkisi oldukça geniş bir yer kaplıyor kitapta ama asıl konu “çok satan kitaplar” popülaritesini ele alıyor. Jung ve Athena aynı okulda eğitim almış iki genç yazar…Birisi zirveye taşınırken diğeri gölgeler altında bekliyor. Karakterin arkadaşlık, dostluk, yazma ve yazarlık süreci ile yayıncılık arasında duvardan duvara çarpılmasını okuyoruz. Jung’ın Athena’ nın taslağını intihali üzerine kahramanımızın kendine temize çıkarma çabası ve yer yer haklı bulunduğu anların çatışması… Asyalıların “sarıyüz” Amerikalıların “beyaz” olarak sınıflandırıldığı, yer yer ırkçılık tozunun da romana serpildiğini görebiliriz. Okumazsanız çok şey kaybedersiniz diyemem kendi adıma okumasam da olurdu diyebiliyorum. Lakin iç çatışmalar, duygusal gerilimler, hırs, emek, ırkçılık özellikle yazma ve yayıncılık süreci ile ilgileniyorsanız okumanızı tavsiye ederim.
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,3bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bulutumuzu yitirmeme dileğiyle
9/10
·144 syf.··
2026 35. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 12:17
İçindeki adalet duygusunu yitirdiğinde, bulutunu da kaybetti insanoğlu. Cengiz Han bunun en çarpıcı örneklerinden biri. Otoriteye karşı verilen şahsi direnişler… Ve o direnişlerin ardında yitirilen hayatlar, dağılan aileler… Bir yanda Cengiz Han, diğer yanda Abbutalip Kuttubayev… Farklı coğrafyalar, farklı hayatlar… ama aynı döngü, aynı acı. Cengiz Aytmatov yine insanın içindeki çatışmayı derin bir şekilde anlatıyor. Bir Aytmatov kitabını daha bitirdim. Yeni okumalarda görüşmek üzere… Ve bu kitabı mutlaka okumanız dileğiyle.
Cengiz Han’a Küsen BulutCengiz Aytmatov · Ketebe Yayınları · 202520,1bin okunma
8/10
·72 syf.··
2026 30. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 10:31
Sarı Duvar Kâğıdı adlı eseri daha önce okudunuz mu? Charlotte Perkins Gilman’ın kaleminden çıkan bu öykü kitabı, gerilim-korku türüne çok mesafeli olan beni bile içine çekmeyi başardı. Özellikle Sevda Deniz Karali’nin akıcı çevirisiyle, kendinizi bir anda öykülerin içinde buluyorsunuz. Kitap şu öykülerden oluşuyor: • Sarı Duvar Kâğıdı • Ben Cadıyken • Büyük Morsalkım • Sallanan Sandalye İlk öykü olan Sarı Duvar Kâğıdı, yazarın kendi yaşamından izler taşıyor. Nitekim önsözde de bu öyküyü yazma nedenini açıkça anlatıyor. Yeni anne olmuş bir kadının içsel çatışmasını, sarı duvar kâğıdının içine hapsolmuş bir kadın metaforuyla sunuyor. Ve o çarpıcı an: Duvar kâğıdının sökülmesi… Bu sahne, yalnızca fiziksel bir eylem değil; aynı zamanda ruhun özgürleşmesi. Benim en çok etkilendiğim öykü kesinlikle buydu. Gerilim, korku ve psikolojik derinliği olan öykülerden hoşlananlara gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
Sarı Duvar KağıdıCharlotte Perkins Gilman · İthaki Yayınları · 20192,787 okunma
Hayata dokunabiliyor muyuz?
9/10
·352 syf.··
2026 26. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2026 22:21
Dokunmadan … Sahi ne kadar dokunabiliyoruz hayata ya da sevdiklerimize hatta kendimize? Okurken özellikle kitabı bitirdiğim zaman çok sordum bu soruları kendime. Çocukluğuma götürdü beni kitabın ana karakteri Adalet. Ölümcül hastalığının ardından ilk günahının peşine düşen, geçmişiyle hesaplaşıp ismine münhasır belki kendine ait adaleti arayan yalnız kadın ama aslında küçük kız. Ve yine ismine münhasır arkadaşlık ettiği Hülya… Öylesine yalnız Adalet. Yazarı Adalet’in sesinden okumak çok güzeldi; kelimelerle sahnelenen bir dans senfonisi gibi. İlk kez tanıştığım bir yazar, iyi ki fazla geç kalmamışım. Diğer eserlerini de okumak için sabırsızlanıyorum.
DokunmadanNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 202511,5bin okunma
9/10
·184 syf.··
2026 23. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2026 20:36
Şimdi Buradaydı… Irmak Zileli… Kendimizi ne zaman kaybettik, ne zaman fark ettik ve ne zaman öldürdük? Aynadaki “ben” aynı “ben” mi? Her insan yaşam yolculuğunda kendisini karşına alıp konuşabilir mi; anlamak için, tanımak için, duymak için, görmek için? İnsan kendine objektif kalabilir mi; merhametli ya da acımasız? Psikiyatr Birkan ve danışanı Yankı arasında geçen terapi seansları üzerinden toplumun siyasi çalkantılar arasında oradan oraya savrulmuşu gölgesinde yaşananları anlatıyor Irmak Zileli. Psikolojik gerilimi ilk sayfadan hissettiren yazar geçmişte yaşanan acıların bugüne taşınmasına yoldaşlık ediyor. Kayıplar, ötelenmeler, değersizleştirmeler, çocuklukta başlayan anne yaralarının ileri dönemlerde hala kanaması, aşk… Yankı’ nın dilinden, kalbinden, gözünden dökülenler Psikiyatr Birkan’ ın kelimelerinde ele veriyor kendisini. Ki isimde de bir metafor var diye düşüncüyorum Birkan ve onun sesinin yansımasıYankı… Kitabın tasarımı ve kurgu çok güzel dans ediyor. Kitabı sürekli bir gerilim içerisinde, merakla kısa sürede okuduğumu ve şüphelerimin sonunda doğrulandığını söylemek isterim. Velhasılıkelam, kitabı bitirdiğimde zihnimde pek çok soru yankılandı, kalemiyle ilk kez tanıştığım Zileli ile yeniden buluşmayı bekliyorum. Kitabı birlikte okuduğum @yakebikeçokumagrubuna önerileri için teşekkür ediyorum
Şimdi BuradaydıIrmak Zileli · Everest Yayınları · 20251,372 okunma