Boğaz’ın üzerinden üç dakika aralıklarla uçup, havaalanına iniş manevrasına başlayan uçakların ışıkları, Karadeniz’den gelen konteyner yüklü şilepler, Marmara’ya doğru açılan balıkçılar, insanların hala geleceğe dair büyük umutlar taşıyarak yaşadığının ispatı olmalıydı.
İnsan böyle bir şey işte. Nerede, hangi yaşta olursa olsun, kabuğunu kırıp içine baksan içi cılk yara. Yarasız, dertsiz, sırsız insan yok da, işte kimisi üstünü iyi örtüyor.