Öncelikle bu kitabı merak edip almamı ve beni okumaya iten sebebi açıklamam gerekirse bu kesinlikle Anne With An E' de çok fazla adının geçmesidir. Böylelikle bende merak uyandıran dizi aynı zamanda bu kitapta da merak uyandırmayı başardı.
Öncelikle işlenen konu anlamında bu kitabı sadece bir aşk romanı diye nitelendirmek yanlış bir tanımlama olacaktır. Çünkü tam aksine karakterimiz ve anlatıcımız bir kadın olduğundan en başta kadının diliyle anlatılan bu roman tüm bunların ötesinde kadının iç ve dış dünyasında yaşadığı zorlukların yanı sıra, kadın kimliği ile birlikte kendi özgürlüğü ve tabi ki aşkını bulmasını konu ediniyor. Yani klasik aşk romanlarının aksine karakterimiz hem tüm zorluklarla başa çıkmaya çalışırken bir yandan da kendi ayaklarının üzerinde durmayı başarmış bir mürebbiye olarak hayatına devam ediyor.
Kimi zaman yazarın biz okurlarıyla konuşan anlatımı bu kitapta okurların kendisini bulmasını sağlayan ve özellikle bizleri kitabın içine çeken hoş bir anlatım. (en azından ben öyle hissettim. :)) Bir kadının kendini bulabilmesi, kendi ayakları üzerinde durabilmeyi her koşulda başarabilmesi, zorluklara göğüs germesi ve tüm bunların dışında tüm dayatmalara karşı kendi kararlarını alabilmesinin hikayesi.
Şanssızlık ve zorluklarla geçen yaşamının içinde Jane kendi doğrularını ve özgürlüğünü yaratabilen güçlü bir karakter. Bunları yaparken de gerçek aşkı bulmaya çabalayan kişiliği ile aşktan vazgeçmemesi böylelikle de aşkının peşinden giderek aşkının içinde kendisi olan Jane...
Son olarak Jane için şunu söylemem çok daha doğru olacaktır. Tüm yanlışlara ve engellere rağmen kendi doğrusunu, mutluluğunu ve aşkını bulan ve ona sunulan hayat resmini çok güzel renklenden Jane Eyre...
Hepinize keyifli okumalar dilerim.
Kendine Ait Bir Oda Virgiana Woolf'un en ikonik kitaplarından biri.
Bu kitap için herkes gibi ben de bir kadının ya da kadın da fark etmiyor her cinsiyetten kişinin okuması gereken ve hayatına uyarlayacak fikirler bulacağına sonuna kadar inandığım bir kitap. İçerisindeki neredeyse her cümleye katıldığım ve eşitlik anlamında hala bazı noktaların tam anlamıyla hayata geçirelememiş olması düşündürücü.
Aynı zamanda kitabın bu ismi almasını neden olan olaylar zincirinde Woolf'un yazarlık serüveniyle birlikte, ilgilenmek zorunda olduğu işleri, zorlu hayatı ve bunun yanı sıra da yazma aşkını anlatışı ve buna adım atışını görmekteyiz.
Bir yandan yazarlık bir yandan feminizm göndermeleriyle birlikte eşitlik söylemleri; ama tüm bunların dışında harikulade bir anlatım...
Kendine Ait Bir Oda Virgiana Woolf ile tanışmamı sağlayan kitabı oldu. İyi ki bu kitap hakkında böylesine güzel yorumlar okuduktan sonra başlamışım ki yazarın hayatı ve yazarlığı hakkında biraz daha fikir edindim. Bundan sonrasında okuyacağım kitap da Dalgalar isimli romanı olacak.
Aslında şunu açıkça söyleyebilirim ki Woolf'un bu eserinde kurmacanın yanı sıra yaşadığı hayata ve yazarlığa adım atışındaki izlerin arkasındaki nedenler ile sorunları da görmekteyiz...
Bence Virgiana Woolf okumaya başlayacaksanız ilk kitap Kendine Ait Bir Oda olmalı böylelikle Woolf'u daha iyi tanıyacaksınız.
Keyifli Okumalar.
İşte Andy Warhol. Adından anlaşılacağı gibi Andy Warhol'ün hayatını anlatan bir biyografi. Ama sıradan bir biyografi asla değil. Eğer sanatçıların hayatlarını merak ediyorsanız bu kitap size daha fazlasını verecektir. Öyle ki kitabın içerisinde Andy Warhol'ün en yakın arkadaşlarına, sanat anlayışına, filmlerine daha doğrusu Andy Warhol'ün evrenine konuk oluyorsunuz. Ayrıca bu sanat kitabı; daha doğrusu Hep kitap yayınlarının bu İşte serisi pek çok sanatçının hayatını hem pek çok detayıyla aktarıyor hem de içerisinde özenle hazırlanmış olduğunu belli eden illüstrasyonlarla okumaktan büyük keyif veriyor. Andy Warhol'ün hayatına konuk olduğum bu kitap bana hem sanatçı hem eserleri hem de evreni hakkında pek çok bilmediğim şeyi öğretti.
En önemlisi de artık Andy Warhol'ün eserlerini kolaylıkla tanıyabileceğim. Aslında her zaman karşımıza rahtlıkla çıkan Andy Warhol eserlerine gözümüz aşina fakat pek çoğumuz eserin hangi sanatçıya ait olduğunu bilmekte zorluk çekiyor. Bu eserler bir film karesinde ya da dizide de çıkıyor karşımıza ya da bir dergide... Örnek vermem gerekirse bir animasyonda Andy Warhol'ün meşhur eserlerinden biri olan ve hepimizin aşina olduğu Campbell'in Çorba Konserveleri adlı eserine gönderme yapılmakta ancak sanatçıyı bilmekte ve tanımakta güçlük çekmekteyiz. Sizde eğer detay ya da sanatçı bilgisine ulaşmayı sevenlerdenseniz bu İşte serisinde beğendiğiniz sanatçıların hayatlarını okumaktan ve tüm detayları eğlenceli illüstrasyonlarla öğrenmekten büyük keyif alacaksınız.
Bu yüzden bu kitaba da hatta diğer İşte serilerini de okumuş ve okuyacak biri olarak söyleyebilirim ki kesinlikle 10 puanı sonuna kadar hak ediyor.
Mutsuzken başkalarının mutsuzluğunu daha iyi hissederiz, duygular parçalara ayrılmaz, birleşirler. gerçekten öyledir mutlulukla mutlu, mutsuzlukla mutsuz olmak... Ancak insan umut etmeyi de bilmeli. Zor bir aşk. Ancak aşkı bulmak da. Bulmuşken yakalamak. Farklı değerlendirmek... Nastenka'nın hikayesi tam olarak bu.
Gerçek tenezzülleri içerisinde yer alan hayal. Farklı ve sürükleyici bir hikaye. Rüyada sürükleniyormuşumcasına sürekleyici ve geçmişin izleriyle dolu...