''Düşünüyorum da aşk sözcüğünü de biraz eksik buluyorum şu senlen ben arasındaki ilişkiye. Daha büyük, daha sağlam bu bizimki. Aşk onun içinde sadece bir kısım galibe. Ötesinde aşkla birlikte, ama yer yer, zaman zaman onu aşan başka duygular, başka esriklikler, başka baş dönmeleri de var bizde. Seni Seviyorum ve senin için her şeyim. Beni seviyorsun ve benim için her şeysin. Bir insan için şu kısa hayatta bundan daha büyük ne olabilir ki. Acaba Mecnun Leylâ'yı elde edip onunla evlenseydi, Ferhat Şirin'le kavuşsaydı, aradan bu kadar yıl geçtikten sonra bizim birbirimize olduğumuz gibi tutkun olabilir miydi? Yangın olabilir miydi? Sen ne dersin buna?''
''Fakat önünde uzanan yol dar olsa da yolun kenarlarında mutluluk çiçeklerinin açacağını biliyordu.
İçinden gelerek çalışmanın keyfine varabiliyordu, değerli hedeflere ve güzel arkadaşlıklara sahipti. hiçbir şey hayallerindeki ideal dünyayı veya içindeki sevgiyi ondan çalamazdı. Nasılsa yol boyunca her zaman dönemeçler olacaktı.
''Hayata, burada elimden gelenin en iyisini vereceğim. Karşılığında onun da bana en iyisini vereceğine inanıyorum.''
...
''Yol boyunca birçok dönüm noktasıyla karşılaşacağımı düşünmüştüm. İşte, şimdi burada bir dönemeç var. Bunun arkasında ne olduğunu bilmiyorum ama en iyisinin olduğuna inanıyorum. Bu dönemecin de kendine özgü bir çekiciliği var.''