Hakan cucunel

Hakan cucunel
@Kitapgezginim
6/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2019 8. kitabı
Selahattin Eyyubi –John Man- Ramazan Şeşen – Cüneyt Kanat Kitap Notları 10. yüzyılda dünyadaki büyük merkezlerin başında Bağdat gelmektedir. Şehir Eski Hindistan’dan İspanya’ya kadar dünyanın bütün önemli merkezlerinden tüccarları, sanatçıları ve bilim adamlarını çekiyordu. Nüfusunun 1.2 milyona yaklaştığı kabul edilir. Bu, dönemin İstanbul nüfusuna denktir. Londra’da 18. yüzyılda nüfus Bağdat kadardı. Dünyanın en önemli sanat, ticaret merkezi olmuştu. 1. Haçlı seferini başlatan papa 1. Urban, Kudüs’ün kâfirlerin elinden kurtarılması için yapılacak sefere katılanların bütün günahlarından arınacağını söyledi. Onlara göre de Müslümanlar kâfirdi. Oysa İncil’de böyle bir ifade yoktu. İlk haçlı ordusu da bütün diğerleri gibi Avrupa kıtasının en niteliksiz kesiminden insanlardan oluşuyordu. Bu büyük insan sürüsü 1098 yılının kış ortasında kıtlık yaşadı. O kadar büyük bir açlık yaşandı ki haçlılar, Caenli Ralph’in anlatımına göre önce atlarını yediler. Daha sonra kâfir olarak kabul ettikleri ve yakalayabildikleri Arapları, Türkleri kazanlarda pişirdiler. Çocukları şişe takıp kızarttılar. Tarihçi Ralph, Türkleri, Arapları ve köpekleri yediler diye ekliyor. Bu konuda birden çok kaynak aynı bilgileri veriyor. Haçlıların İnsan eti yedikleriyle ilgili pek çok kaynak vardır. Anna Komenna’nın günlüğü ve Pierre l’ermite bu kaynaklar arasında en çok bilinen ikisidir. Bunların dışında Rudolphus Cadomensis ve Fulcherius Carnotensis de aynı bilgileri verir. Bu sürü, Kudüs’e vardığında da tarihte eşine az rastlanır bir katliam yaptı. Hıristiyan, Musevi ve Müslüman ayrımı yapmadan herkesi katlettiler. Sokaklar vahşice öldürülmüş insan, at ve köpek parçalarıyla doldu. Kudüs 88 yıl boyunca bu topluluğun yönetiminde kaldı. Şehri geri alacak olan Selahaddin henüz bir subaydı. Tarihçiler onun
Tarih
Selahaddin EyyubiJohn Man · Say Yayınları · 201682 okunma
Reklam

Hakan cucunel

, bir kitap okudu
6/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2019 8. kitabı
John Man
7.8/10 · 82 okunma
6/10
·249 syf.··
Beğendi
·
2019 7. kitabı
Amin maalouf un SEMERKANT adlı kitabını bitirdim. Bir zamanlar çok fazla insanın elinde olduğu ve çok fazla reklamı yapıldığı için, kitaba karşı mesafeli duruyordum. Yazarın ARAPLARIN GOZUYLE HAÇLI SEFERLERİ adlı incelemesini hep beğenmiştim hem de bazı açılardan eleştirmiştim. Hayyam hakkında bir miktar bilginin bulunduğu roman aslında iki ana eksende gelişiyor. Hayyam ve Cihan birinci bölümde anlatılırken dönemin siyasi ve sosyal yapısı hakkında da izlenim ediniyoruz. Selçuklu devletinde Nizamülmülk olarak tanıdığımız vezir Nizam'ın etki sahasını seziyoruz. Melikşah ve Terken Hatunu inceden tanıyoruz. Saray entrikaları, bitmez tükenmez teşrifat kuralları arkasında unutulan yönetilen tabaka, siyasi ayak oyunları ve bir biçimde yolu Hayyam ile kesişen Hasan Sabbah. Aslında ben romanın tamamen Hayyam ile şekilleneceğini sanıyordum. Sonuçta o yüzyıllar hakkında çok fazla roman yok. Ama yazar, ikinci bölümde kendisinin iran ziyareti, Şeyh Cemalettin Efgani ve iran şahının yakını olan prenses ile olan yakınlıklarını anlatarak sürdürüyor kurgusunu. Ve bu bölümden sonra roman tarih belgeseli içeriği ile devam ediyor. Anlıyoruz ki dönemin yani 1900 lerin Osmanlisi çevre müslüman milletleri tarafından gayet dikkatli olarak izleniyor. 1839 da ilan edilen tanzimat fermanı, ardından 1854 osmanlı rus savaşı için alınan ilk resmi dış borç, baltalimani anlaşması ile devlet onuru paramparça edilen osmanlı hemen bu olaydan sonra ıslahat fermanını da ingilterenin zoru ile ilan eder. Aslında bir kaç küçük ayrıntı dışında bu fermanlar osmanliyigayri müslimlerin eline oyuncak olarak bırakmıştır. Bu fermanlar yüzünden osmanlı ekonomisi ve askeri yapısı bozulmuştur. Aynı süreçlerin iran da da yaşandığını romandan öğreniyoruz. İran, rus çarının elinde bir oyuncağa dönüşmüştür.
Tarih
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 200174,8bin okunma
8/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2019 6. kitabı
21 DERS-HARARİ ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ Her dönem belirli PARADİGMA’lar düşünce dünyasına birer EZBER paketi olarak hazırlanıp salınır. Bu hazır düşünülmüş paketler o kadar çok tekrar edilir ve öyle önemli insanlara anlattırılır ki birer DOGMA olurlar ve sorgulanması zinhar haram kılınır. Sorgulayanlar ise derhal dışlanır veya birer etiketle paketlenirler. Paradigmalar, aslında satılır. Satışın iyi gerçekleşmesi için en gösterişli vitrinler hazırlanır. Birileri bunları satın alır. Bunlar toplumca önemsenen kişilerdir. Cengiz ÖZAKINCI, bu ilk alıcılara KANAAT ÖNDERİ adını veriyor kitabında. Bizde de pek çok kanaat önderi uzun yıllar boyunca bu ezberleri söylediler ve anlattılar. GOBBELS’in dediği gibi çok tekrar edilen ifadeler bir süre sonra doğru kabul edilir. Cemil MERİÇ’in hayalini kurduğu entelektüel İNSAN’ı Sosyoloji Notları’nda bulabiliriz. O entelektüeller bir süredir yetişmiyor ülkemizde benim fikrime göre. Atilla İLHAN’ın AYDIN’ı yıllar öncesinde kalmış gibi görünüyor. Ancak bir gerçek var ki AYDIN yoksa doğru düşünce de olmuyor. Bizim AYDIN! Larımız birer fikir bakkalı olabiliyorlar en fazla. Onlar, satın aldıkları paradigmaları biz aciz okurlara öğretmeye, belletmeye çalışıyorlar. İşleri zor. Bu dogmalardan biri de örneğin Tanzimat ve Islahat Fermanlarıdır. Bunları çok önemli siyasi hamleler gibi anlatırız. Aslında her ikisi de zaten yıkılmaya yüz tutmuş olan Osmanlı Devletinin ekonomik olarak bileklerinin kesilmesidir. Yabancılara toprak satışı, gayri Müslimlerin orduya girmesi, devlet memuru olmaları-bunun sakıncaları, bu hakkın verilmesinden hemen sonra anlaşılmıştır- misyoner okulları, anadilde basın yayın hakkı ve daha neler neler… Zaten ilanlarının hemen ardından bir dolu özerklik, bağımsızlık ve büyük toprak kayıpları yaşanmıştır. Bu fermanları okuyan
Bilim
21. Yüzyıl İçin 21 DersYuval Noah Harari · Kolektif Kitap · 20189,1bin okunma