Varsayalımismail • İTC

Varsayalımismail • İTC
@Kitaphan
Hiçkimselerarası önemsiz birisi...
Şiir Nedir?
10 Eylül, 86 * Şiir dairesel bir labirentte yeşil merkezden dağılan ana yolları kesen kısa keçi yolları açmaktır; üzerinden kurtlar da aşırır, tilkiler de... Sıçrama, uzun yolları kesmek amacı, çembere ulaşma duygusu ve "hasta olmayan hayvana" duyulan özlemle gerçekleştirilir.
Sayfa 386
Alıntı
7 Eylül, 86 Yeryüzünün tüm bağırsakları uzunluğunda umutsuzluğumuz içerde labirentin karmaşıklığı boyunca katlanan bir saldırma ve saldırılma korkusu. Çıkış yolu mu? Arka pencere hangi gezegene açılır? Baktığı yer yakın bir beyaz duvar, kısaltılmış uzunluk...
Sayfa 387
Alıntı
Küçük-leş-tim yine. Bir kâhkül kestim alnıma geri döndürmek için el yazısını garip imlere. Yüzüme düşen besleme perçemi çocuk taşkınlığı şimdi, hüznüyle birlikte.
Sayfa 385
Alıntı
Ötede Bir Pencerede
Rüzgår söndü. Kesilen ocakla birlikte sarardı aşklar. Ama köpekler ürüyor ve umutsuzluk sürüyor. Çiçek bozuğu bir yüzü vardı hep birlikte olmanın ölmenin. Birlikte varoluş-ölüş her yinelemeyle ay-kapların içini boşaltıyordu. Adı ötelere sürükleniyordu gülün, adı üstünden çekip çıkarılarak parçalanıyordu. Zor zarfı zaptetmek, bekinmek, beki-ne-bilmek güzelce. Nasıl ben şimdi? Kim şimdi niçin ben henüz zaten O? Sonra? Bir kezzap kabı artık ay-kabı. Dışbükey bozuşturucu. Üresin ve boğsun tiksinti! Tüm zamanlar içinden üstüste ve cilk! Oysa bilardo masasındaki toplar, yumurtalar. Utku 1stakası kabukları kırıyor. Masa cılk. Çuha bulanıyor, emmiyor. Balgam döl bozuk masa. Uzak pencerede biri hergün yeniden çerçeveliyor kendini. İçte duran dışa çekilen çizgilerle daha çok bağlansın diye öteye, yeğinlikle! Çamura karşıyken çamuru arzuluyorduk. Yaşama karşıyken yaşamı. Zamana karşıyken zamanı. Ocağa karşıyken ocağı. Küreye karşıyken küreyi. Uzak pencerede biri her gün çamura karşı iksiri, yaşama karşı ölümü, zamana karşı sonsuzu, ocağa karşı ini, küreye karşı piramidi kuruyor. Saf çizgi ve dar ışık itkisi! Bir de göl var bir yerde. Kıpırtısız. Saydam. Üzerinden geçen kanatları ve göğü alıyor içine, kendini çevreleyen hurma ağaçlarını... Dinlemekte duruyor, ürüyen köpekleri ve uzak ülkelerin okarinalarını. Köpekler ve okarinalar! O cara! Cara! Carissima!
Sayfa 382
Alıntı
Uzak pencerede biri hergün yeniden çerçeveliyor kendini. İçte duran dışa çekilen çizgilerle daha çok bağlansın diye öteye, yeğinlikle!
Sayfa 382
Alıntı