#parkinsonluavukattanküçükbirhikaye
Bu romanı okumaya başlamadan önce yaşanmış bir hayat hikayesini barındırdığını öğrendiğim an beni etkileyecek bir kurguya sahip olduğunu hissetmiştim.
Öyle de oldu .
Kimin hayatı garanti ? Doğup , büyüyüp , yaşlanıyoruz. Kimimizin amaçları, kimimizin hayalleri, kimimizin de güzel yaşantıları, umutları ya da zorlu hayat koşulları ile mücadele içindeyiz . Hiç yokken bir amansız hastalığın bedenimize yapıştığını düşünün?
Arif 'de başarmış , mutlu olmuş , hedeflerine ulaşmış yada mutlu olmasa da mesleğinde başarı sağlamış bir avukat . Spor ve sağlık konusunda kendisine ait ritüelleri var . Hiç akıllara gelir mi onun bir hastalığa mahkum olacağı ? Oluyor işte hayat hep sürpriz yapıyor iyisiyle kötüsüyle . Arif 'in hayatında herşey yolundayken bacağının sendelemesi , sol tarafının kasılması ile tedavi ve teşhis için birçok doktor ve hastane geziyor ki #parkinson hastası olduğunu öğreniyor. Kendine , hayata bu kadar özen gösterirken hem vücudun hemde psikolojinin çöküşü ile kalan yaşantısının neler getireceğini kara kara düşünüyor.
Her kötü sonun iyi bir getirisi vardır . Atilla kalan ömründe ona en büyük destekci , hayatı seven , gözleri hep gülen , sevecen bir adam. Yer yer diyaloglarını okurken yüzümde tebessüm oluşmasını engelleyemedim. Başarılı bir doktor lakin onunda ender bulunan bir hastalığın pençesinde oluşu derinden etkiliyor okurları . #mileyomkanseri
İki arkadaşın iki insanın dayanışmasını okuyorsunuz satırlarda . Bazen karşı tarafın yokluğunda kendisini düşünürken bazen de kendi hastalığını unutup arkadaşı için elinden gelen her şeyi yapmaya çalışması onların birbirlerine bağlanmasını sağlıyor .
Kurgusal ama derinden etkiyelen bu satırları okurken dünyada birçok insanın bu hastalıklarla mücadele ettiği geliyor
#dönüş
@yazarulassever
#alıntı
" Babanın ismini neden Güçlü koyduk biliyor musun ? Soyadımızın gelecekte kazanacağı gücün farkındaydık.
Peki senin adını neden Gümüş koyduk biliyor musun? Senin adını soyadını sorduklarında"Gümüş Soydan " diye cevaplayacaktın. Zenginlikti Gümüş , soyumuzun gücü ve zenginliğin temsilcileri olmanız gerekliliğinin ilk adımlarıydı."
#dönüş eserine bu alıntı ile başlamak istedim ki bu alıntı sözlere bakılınca güçlü olabilmek , hükmeden köklü bir aile olabilmek için uğraşmış bir aile ile karşılaşıyoruz. Bir kasaba da büyük dedenin dedenin daha sonra babanın hüküm süreceği hem ailede hemde kasaba halkında etkisi altında olduğunu kurgumuzda okuyoruz ama her gücün arkasında sakladığı , gizlediği buruk anılar da bulunmaktadır.
Gümüş ailenin erkek torunu beklenirken kız olarak doğmuş 20 yaşlarına kadar sadece hüküm verilen bir hayatı yaşamak zorunda kalmış bir genç . Ama o ne dedesi nede babası gibi . O sevginin içinde kalan pırıltılarını yaşatmakta.
Soydan ailesinin geçmişteki sırları ve ödenilen bedelleri Gümüş gibi bizde kurguyu okudukça öğrenip , onunla hayatı sorgulayıp , iyiyi kötüyü ayırt etmeye çalışıyoruz. Olay döngüsü olarak bir bütünlük sağlanmış ki okurken gözünüzde canlanmasına sebep olabiliyor hayata yön veren pek çok anlamlı cümle de katılmış ki bu da eseri daha kıymetli olmasını sağlamış .
Her karaktere bir özellik yüklemiş yazarımız . Kimi güçlü olabilmek için haksızlığa göz yummuş , kimi kendi menfatini düşünerek gencecik bir hayatın yok olmasını sağlamış . Kimi her zorluğa her söze rağmen sahiplik duygusu ile cesaretini yüceltmiş , kimisi korkaklığa sığınırken , kimisi de aşkı , sevdanın gücünü kaybetse de yaşatmış ki kavuşmak için yorgun yüreğine engel olamamış .
Aslında hepsi de bizden içimizden biri gerçekliğin,
" Beni uzaktan sevmeyi tercih eden bir adamın beni uzaktan sevme sebeplerinin ne olduğunu soramayacak derece de korkan halimle onun bana sımsıkı sarılmasını bekleyecek kadar yanı başındayım."