İlker Balkan

İlker Balkan

YazarDerleyenÇevirmenEditör
7.6/10
120 Kişi
·
135
Okunma
·
4
Beğeni
·
509
Gösterim
Adı:
İlker Balkan
Unvan:
Yazar
Doğum:
İstanbul,Türkiye, 1983
İlker Balkan, 1983 yılında İstanbul' da doğmuştur. İlk ve orta öğrenimini yine İstanbul ' da tamamlamıştır.
112 syf.
·2 günde·10/10
Çehov'la iyileşmeye devam...tahmin ettiğim gibi, önceden okuduğum hikâyelerinin de bulunduğu, yine güzel bir Çehov kitabı; ancak Volodya'yla tanışmak güzel oldu. Trajik karakterler ilgi çekici oluyorlar. Ergen Volodya ve büyük meselesi hikâyeyi nasıl güzelleştirmiş..bütün hikâyelerde yoksulluk bir çıban gibi yapışmış insanlara, rezillik, hırsı ya da dik başlılık karakterleriyle hikâyedeki kişilerimiz ne kadar kırılgan, ne kadar acınasılar...ilk okuduğum Çehov öykülerinden olan Besleme'de hizmetçi kız Varka uyumamak için dirense de efendisinin aşağılamalarından uzak kalamıyor, çocuk olması, mazlum olması onu hiç birşeyden koruyamıyor.. Volodya yine bir ergen olarak kısılıp kaldığı kapandan akla hayale gelmeyecek bir biçimde kurtulurken Çehov'un yazdığı en güzel karakterlerden birisine de dönüşüyor...ama hangisi güzel değil ki Çehov karakterlerinin? Nadya'nın kadınlığına, özgürlüğüne sahip çıkışı göz alırken tam tersi bir keşifle rezilliğe yürüyen Anya ihtiyacı olan herşeyi kadın olmasının gücüyle kolayca elde edebileceğini öğreniyor...

Sevgili Çehov. Her gün birkaç hikâye ile artık kararmaya başlamış kalbime iyi geliyor Çehov. Bu dışardaki kırık dökük binalar ve dozer sesleri, aşağılarda nedense sayıları artmış martılar, aklımdan çıkmayan o toprak- kan görülmesin diye çapalanmış, neredeyse topak topak olmuş, ona yakıştıramadığım, yüzünden akan kan dedikleri, sadece birkaç kez titremiş bedeni, bunları hepsini işite duya hayal ede ede okuyorum. Birkaç gün daha okumalıyım. Bugün okuduklarım beni tebessüm ettirmedi, güldürmedi, iyileşmek için edebiyat diyerek Çehov okuduğum için, dün güzeldi oysa, Çehov'la güzel zira, ama bugün, bugünküler daha çok acıtır gibi, çünkü Volodya da ergen olsa da anlık verdiği kararla kaybolup giden o arkadaşım gibi, o babasının hayâlini gördü dumanın arasında, ben de diğerleriyle beraber o toprağa bakarken arkadaşımın yüzünü gördüm...sonra işte bu martılar, bu dozer sesleri, her gün yıkmaya devam ettikleri şu eski binalar, kırk senelik muhitimizin yavaş yavaş başka birşeye dönüşmesi, ölmesi..

Keşke yaz bitse. Okula dönmek ve o hırgürün içerisine karışmak istiyorum. O güne daha var, o zaman okumaya devam. Çehov okumaya devam.
80 syf.
·1 günde
Ağır ağır okumak için direndiğim yine Stefan Zweig klasiği daha ne yazık ki bir çırpıda bitmesine engel olamadim. Tartışmaya açık bir Kitap. Zweig tarafsızlıkla ele alındığı söylenen kitapta istanbulun Fetih öncesi ve sonrası Savaş ortamına kadar anlatıldığı bu kitapta Savaşın seyirini değiştiren Kerkaporta Kapısından, Fatih Sultan mehmed'in üstün zekâsı ile tepeleri aşarak suya indirdigi donanmasina vede son taarruz öncesi ordusuna verdiği sözlerine kadar en ince ayrıntısına kadar okuyacağınızı bilin isterim.
80 syf.
·1 günde·8/10
Stefan Zweig'in bir çok eserini okudum. Sevdiğim bir yazardır.

Bu eserde İstanbul'un fethini çok kısa, öz ve akıcı bir şekilde anlatmış. Anlatım şekli, kullandığı cümleler çok güzel. Bir solukta bitti kitap.

Okumanızı tavsiye ediyorum.

Keyifli okumalar.
80 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Sadece "onlar"ın gözünden bizim fethimizin nasıl göründüğünü merak ettiğim için bir kitapçının tavsiyesi üzerine almıştım. Meraklarıma ve sorularıma cevap buldum. Tavsiye de ederim.
80 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Zweig ın böyle bir kitabı olduğunu gördüğümde çok şaşırmıştım. Hemen temin edip okumak istedim. Çünkü Türkler ya da Müslümanlar tarafından dünyaya mal olmuş olayları yabancı yazarların gözüyle okumayı çok severim ve onların düşüncelerini çok merak ederim. Zweig de öyle güzel anlatmış ki fethi bir an oradayım sandım. Kitabı yazarkenki tarafsızlığına hayran kaldım. Kitap yine kısacık, bir solukta bitirebiliyorsunuz .Her zamanki gibi harikaydı Zweig.
118 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Aynı dönemlerde yazılmış aynı derin bakış ve insanlık sorununu dile getiren birden fazla yapıt içeren kitapta favorim nişanlı kız kısmıydı. Ayrıca kitaba da adını veren kabuğuna sinmiş adam yapıtını göz ardı edemeyeceğim harikaydı!
"ah özgürlük ,ne tatlısın sen! Bir parıltın bile ruhlara kanat takmaya yetiyor! "sayfa 26
112 syf.
·Beğendi·7/10
Şans eseri elime ulaşan eser çeşitli öykülerden oluşuyor. bazılarını sevdiğim gibi bazıları da okumakta sıkıcı geçti. fakat son öyküde boynumdaki nişan öyküsünde üzülmedim değil. Hayatta bir şeyler yapmak isteyip yapamayanların öyküleri vardı. çok kısa zaten sıkılacağınızı düşünmüyorum. iyi okumalar.
okuyun
okutun..
176 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Kahramanımız 28 yaşında, evli ve bir çocuk babası. Eşi ile aralarına belki de kendinin bile anlam veremediği bir takım sorunlar sonucunda ayrılık girmiş. Arkadaşlarıyla da aynı şekilde neden olduğu belirsiz sorunlardan ötürü uzaklaşmışlar. Öleceğini öğrendiği gün yoğunlaşan duygularıyla eski anılarına, arkadaşlarına her şeyden önemlisi eşine olan sevgisine güvenip, içerisinde bulunduğu durumları düzeltmek için, gitmek ve kalmak arasında hareket etmek isterken ; içindeki benlerle her insanda olduğu gibi bir hesaplaşma yaşıyor…
Gerçekten de gündelik hayat içinde sayısız duygu hissederiz; seviniriz, tedirgin oluruz, kızarız… Daha şiddetli duygularda hissedebiliriz, öfkeleniriz, kin duyarız, aşık oluruz, arzularız… Şiddetli hallerin dışında, yaşarken çok dikkat etmesek bile, duygular hayatımızın önemli bir harekete geçiricisi yani bir motivasyon kaynağıdır. İnsanlar hissettikleri duygular yüzünden yüzlerce şey yapabilirler. Herhangi bir duygu halinde, biz fark etmesek bile, anılarımızda bazı duygular ve düşünceler mevcuttur.
Bu duyguların ve düşüncelerin çeşitli yönleri, duygu hallerini romanda “Ben ve ben’lerin “ çokluğunu iç hesaplaşmalarını sürpriz sonu ile bir başkaldırı şeklinde yazarak belirtmiş.
Farklı duygular uyandıran ve düşündüren bu kitap. Sizin içinize ayna tutmuş gibi olabilir.
80 syf.
·2 günde·7/10
İstanbul'un fethini ilk defa yabancı bir yazardan okudum. Kitap kısa ve özdü. Gereksiz bilgilerle uzatılmamış. Diğer kitaplarındaki gibi yazar anlatmak istediğini net bir şekilde ifade etmiş ancak Stefan ZWEİNG bence tarafsız bir eser ortaya koyamamış. Hoşuma gitmese de tarihi kişilerimizin eleştirilmesini gerekli buluyorum. Bu kitapta kantarin topuzu biraz fazla kaçmış. Okuyunca nerelerden bahsettiğimi anlayacaksınız. Okuma hevesinizi kaçırmamak için bu kadarını söylüyorum.

Yazarın biyografisi

Adı:
İlker Balkan
Unvan:
Yazar
Doğum:
İstanbul,Türkiye, 1983
İlker Balkan, 1983 yılında İstanbul' da doğmuştur. İlk ve orta öğrenimini yine İstanbul ' da tamamlamıştır.

Yazar istatistikleri

  • 4 okur beğendi.
  • 135 okur okudu.
  • 8 okur okuyor.
  • 77 okur okuyacak.